Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bir İngiliz hocam “Her gün birden çok karar vermek gerekir ki en az bir doğru karar verme ihtimalimiz olsun. En büyük yanlış kararsızlıktır” derdi.
Hatta ‘kararsızlık’ yerine ‘karar verememe ya da karar verme yetisi gelişmemiş’ denilebilir.
Kişisel tecrübelerim; ülkemiz bürokratlarının ‘ya verdiğimi karar yanlış çıkarsa’ mantığı ile herhangi karar vermediklerini öğretti…
Sn. Kılıçdaroğlu da bence bu dertten mustarip. Bu benim kanaatim diye söylemiyorum… Genel başkanlığı süresinde kendisi ile baş başa zamanlar da geçirdim. Karar verilmesi gereken konular da konuşuldu. Hepsini ‘kararsız’ olarak geçiştirdi.
Seçim kaybetmiş biri olarak CHP’yi hâlâ ‘partim!’ olarak görüyor ve bunu açıkça ifade ediyorsa, bu işte bir tuhaflık var demektir. Böyle bir durumda Altan Öymen ve Hikmet Çetin de mi hak iddia edebilecek?