Işıl Özgentürk: Cannes Festivali'ni ayağa düşürdük

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cannes Film Festivali’nde ve dolandırılıcılıkta fena şahlandık. Bir de bir iddiam var: Her şeyin suyunu çıkarmakta da üstümüze yok! Öyleyse başlayayım:

Önce şu Cannes meselesiyle işe koyulalım. Cannes meselesi dedim ya, bu yılki Cannes Film Festivali’nden söz ediyorum. Şimdi size her şeyin suyunu çıkarmakta ne kadar maharetli olduğumuzu bu örneklerle göstereceğim. Efendim bu yıl Cannes Festivali, kırmızı halıda boy gösteren, sadece dizilerde oynayan Türk kadın oyuncularla doldu taştı. Bir de demezler mi “Biz Türkiye’yi temsil ediyoruz!” Ne alaka, bu yıl tek filmimizin bile olmadığı festivalde siz nasıl Türkiye’yi temsil edebilirsiniz?

Mesele çok mühim magazin haberlerini takip ettim. Meraktan içim içimi yiyor. Fotolar çok güldürdü beni, dünyanın en ünlü sinema oyuncularının arasında aşırı estetikli, tuhaf giysilerle boy gösteren bu çok ünlü Türk oyuncular meğerse herkesin adını bildiği dondurma markalarını, saat markalarını, mücevher markalarını temsil ediyorlarmış. Dünyaca ünlü Cannes Festivali’nin böyle ayağa düşmesi doğrusu beni üzdü. Kimselerin tanımadığı bu genç kadınlar elleri, ayakları dolanarak kımızı halıda boy gösterirken benim iddiamı da ispatladılar. Dünyaca ünlü film oyuncuları festivalin Filistin’e yasak getiren kararını zekâ ürünü davranışlarla protesto ederken sanırım firma tanıtımcılarının biraz yüzleri kızarmıştır.

Neyse gelip geçti. Ve kısaca biz Cannes Festivali’ni ayağa düşürdük. Bu faydalı da oldu. Artık Türk yönetmenleri illa ki Cannes’a gitmek için film yapmaktan vazgeçebilirler.

Işıl Özgentürk’ün yazısı