MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Acıbadem Atakent Hastanesi enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, çok fazla sayıda gastroenterit (mide bağırsak sistemi enfeksiyonu) vakasıyla karşılaştıklarını söyledi. En büyük sebebi gıda zehirlenmesi.

Ağırlıklı olarak ishal, kusma ve bulantı belirtileriyle seyreden gastroenterite farklı etkenlerin (bakteri, virüs veya parazit) yol açtığını belirten Köksal, son bir aydır vakalarda bir artış gözlediklerini söyledi.
Etkenler arasında COVID-19 da var. Köksal, “Covid bitmedi, yaz boyu devam etti. Devam edecek gibi görülüyor” dedi.
En az yüzde 90’ı gıda zehirlenmesi
Hastaların bazen bulantı, kusma olmaksızın ilk belirti olarak ishalle de geldiklerini belirten Köksal, şöyle devam etti:
“Baktığımızda birçok etkenin bulantı, kusma, ishale yol açtığını görüyoruz. Ancak en az yüzde 90’ı besin zehirlenmesi. Yani gıda kaynaklı.
Yazın sıcakta özellikle kremalı, iyi pişmemiş gıdalar yenirse ishal olunur. Bunu hep söylüyoruz. Ama birçok nedene bağlı ishal vakaları görüyoruz.
Daha çok dışarıda yiyip-içenler ve eve hazır gıda siparişi verenlerde oluyor. Siparişler motosikletin arkasında, sıcakta taşınıyor. Muhtemelen gıdalarda bozulma meydana geliyor.
Özellikle hamburger, etli yemeklerle oluyor. Bunların sıcak ve uygun olmayan ortamlarda bozulması yani mikro toksin üretmesi çok kolaylaşıyor.
Bir de işletmelerde yemek yedikten sonra ishal gelişebiliyor.
Evlerde hijyen koşullarının iyi olmaması, uygun koşullarda hazırlanmaması ya da saklanmaması da sebep oluyor.”
Vakalarda kümelenme yok
Vakalar aynı bölgelerde kümelenmiyor. Köksal, bu nedenle de su kaynaklı olduğunu düşünmediklerini söyledi:
“Nerede yemek yediklerini soruyoruz. Belli yerlerde yığılma, kümelenme varsa sağlık il müdürlüklerine bildiriyoruz. Ama vakalar münferit.”
Hastanelere başvuranlar arasında İstanbul’a şehir dışında ya da yurtdışından gelenlerin karşılaştığı ‘seyahat diyaresi’ de var. Burada yediklerinden ishal olabiliyorlar.
Köksal, “Alışık olmadıkları için az miktarda bakteriyle bile besin zehirlenmesi yaşayabiliyorlar” dedi.
Aslında ishalle hastalık etkeni de atılıyor
Her hastada olmasa bile bazılarında ateş yükseliyor. Gastroenterit ileri yaşlarda ve çocuklarda ağır seyrediyor. Çok fazla su kaybına sebep oluyor. Aşırı sıvı kaybı halinde hastaların hastaneye yatırılması gerekiyor.
Köksal şok halinde gelen hastalar olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Hipovolemik (dolaşımdaki kan hacminin normalin altına düşmesi), şok tablosunda acilen damar yolunun açılıp sıvı tedavisinin verilmesi lazım.
Hastalar hemen antibiyotik almak istiyor. Oysa tüm hastalara değil, ancak gerektiği zaman antibiyotiklerin kullanılması gerekiyor.
Bulantı, kusma, ishal gastroenterite sebep etkeni vücuttan atmak için devreye giriyor. Kesmek doğru değil. Etken atıldıktan sonra zaten bu belirtiler de gerilemeye başlıyor.
Aşırı sıvı kaybı, tansiyonu düşük, ateşi yüksek, şiddetli karın ağrısı ve kanlı ishali olanları mutlaka hastaneye yatırmamız gerekiyor.”
Gastroenteriti evde de yönetmek mümkün. Bol sıvı alınması (en az 4-5 litre) ilk yapılacak şey. Bulantı ve kusma varsa sıvı alımı daha da artırılmalı. Gıda ve sıvaların çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Köksal, şunları önerdi:
“Çünkü sadece sodyum değil, potasyum, magnezyum, çinko gibi başka elementler de kaybediliyor.
İshal diyeti dediğimiz, yoğurt veya pirinç çorbası, evde yapılmış yoğurt, patates haşlaması, muz, şeftali gibi meyveler yenmeli.”
Köksal bu yaz ayrıca norovirüs, adenovirüs enfeksiyonlarını da sık gördüklerini söyledi.
‘Test yapılmasa da covidi düşünüyoruz’
Aile hekimi Dr. Emrah Kırımlı da aile sağlığı merkezlerinde viral gastroenterit vakaları gördüklerini söyledi. Bu enfeksiyonların aile içinde yayıldığını belirten Kırımlı, “Hastalarda önce ishal, bulantı oluyor. Boğaz ağrısı yapıyor. Peşinden de iki üç gün halsizlik oluyor. Aslında bu belirtiler covidle uyumlu.
Test yapılmıyor artık ama çovid olduğunu düşünüyoruz. Bir haftaya yakın sürüyor.
Hastaların dinlenmesi gerekiyor. Ama dinlenemiyorlar (çalıştıkları için vs.). Bu sıkıntı.
Bulaşıcı olduğu için hastaların ayrı odalarda olmasında fayda var.
Özellikle ciddi kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlıları korumak gerekiyor. Çünkü onların hastaneye yatış ihtiyacı oluyor.”