'İntihar süsü verilebilir' demişti: İstismar mağduru kadın ve kızı ölü bulundu

Dini bir vakıfta kızının ve kendisinin istismara uğradığını söyleyen Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa ikra Şengüler Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu.

Fotoğraf:@oncecocukkadin/X

Çelik çocuk yaşta dini bir vakıf yöneticisi tarafından istismara uğradığını ve daha sonra bu kişiyle evlendirildiğini açıklamıştı.

Çelik küçük kızının da babası tarafından istismar edildiği iddiasıyla dava açmış, İstanbul’daki Anadolu Adliyesi önünde tuttuğu nöbetle gündeme gelmişti.

Çelik ‘5 Mayıs’a kadar hayatta kalamayacağını ve ölümüne intihar süsü verileceğini’ söylemişti:

“Elimizde çocuğun istismarına ilişkin birçok rapor mevcut. Türk devletine soruyorum: Bu faili kim koruyor? Neden hâlâ dışarıda? Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. Çünkü ben 5 Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum. Başıma bir şey gelirse, bu karanlık yapı ve beni korumayanlar; sesimi duyup da susan herkes sorumludur.

Ben ve kızım bir şekilde hayattan koparılacağız. Bu karanlık yapı, böyle iftiralarla kadınları ve çocukları hayattan koparıyor. Amaçları, şu an benim kendi intiharımı sağlamak. Başıma bir şey gelirse, üzerinin intihar süsüyle örtülmemesini; bunun peşine düşülmesini istiyorum.”

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Çelik ve kızının ölümüne ilişkin şunu şu açıklamayı yaptı:

“İstismara karşı yürüttükleri mücadelede davasını üstlendiğimiz müvekkillerimiz anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölüm haberini bugün derin bir üzüntüyle almış bulunuyoruz.

Müvekkillerimiz gericilerin kuşatmasına ve kendilerine yaşatılan bu ağır acıya daha fazla dayanamadılar. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak söz veriyoruz, kaybettiğimiz her bir canın hesabını sonuna kadar soracağız.”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ysa bugün çocuk için koruma kararı verildiğini şu sölerle açıkladı.

*Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.

*Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır. Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak, bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini ‘anne ile çocuğu ayırma çabası’ şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.

-Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK’ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz.

Bir kent daha duyurdu: Rahipler tarafından 700 çocuk cinsel istismara uğramış