İmamoğlu seçim kampanyasını anlattı: O sandık hesap sandığı olacak

‘Millet ittifakı’nın CHP’li İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyasını anlattı.

İmamoğlu konuşmasına iktidarın seçmenin iradesine saygı duymadığını bir kez daha vurgulayarak başladı.

Konuşmadan satırbaşları:

“Rakip siyasi partileri düşmanmış gibi göstermeye son verdi seçmen. Belediyeciliği doğru düzgün yapamıyorsan bırak yapanlar gelsin dedi seçmen.

İkditar İstanbul’da vatandaşın o kıymetli mesajını almamak için direniyor.

Öyle bir direnç ki, sanki geçici bir görevi makamı değil de, mallarını mülklerini kaybetmişler gibi, üretilen bahanelerin haddi hesabı yok.

23 Haziran’da, o güzel günde, bayram gününe gider gibi, neşe içerisinde hep birlikte sandıklara gideceğiz. İstanbul ve Türkiye’nin demokrasiyle buluşmasını yeniden sağlayacağız.

O sandık bir adalet sandığı olacak, o sandıktan oy pusulası çıkmayacak, hesap pusulası çıkacak.

İsraf düzeni öyle bir yayılmış ki makam aracı olarak karşımıza çıkıyor. kendilerine yakın gördükleri vakıflara yüz milyonlarca akynak olarak kendini gösteriyor. Çarşıda pazarda el yakan fiyatlar olarak kendilerini gösteriyor.

Onun için sorumluluğumuz büyük.

Hadlerini aşıyor, had bildirmeye çalışıyorlar. Yarattıkları bu ortamda ‘Her şey çok güzel olacak’ diyenlere göz dağı veriyorlar.

Bazen TV programı çıkışında gazetecileri linç etmeye çalışıyorlar.

Vergisini zamanında ödeyen insanlar sayesinde belediye var. Bunu hep birlikte hatırlatalım.

Bakınız, Sayıştay’ın raporuna göre belediyenin 2014-2019 döneminde belediyenin borcu 6 milyardan 27.5 milyara çıktı. Yıllık faiz yükü sekiz kat arttı. 149 milyon liradan 1 milyar 155 milyona çıkan faiz yükünden bahsediyoruz. Bütçe açığı beş yılda tam 20 kat arttı. 216 milyondan 4 milyara çıktı. Daha nesini anlatalım?

Küçük bir örnek bu… Bunlar çok büyük örnekler aslında ama niye küçük diyorum, daha çok örnek var bunlar gibi. Web sitesi için üç yılda 80 milyon vermişler. O parayla Türkiye’nin tüm web sitelerini hallederiz.

Tek bir müdürlük yapılmamış. Fikir projelerine 226 milyon lira para aktarılmış. Artık nasıl önemli projeyse hayata da geçmemiş. Bu ne biçim israf? Yazık günah değil mi? İstanbullu’nun 16 milyon insanın vergilerine yazık günah değil mi? Hiç kuşkunuz olmasın bu israf düzenini hep birlikte değiştireceğiz.

İstanbul belediyesi bir grup azınlığın malı değil.

Bizler MHP seçmeniyiz, İYİ Parti seçmeniyiz, HDP seçmeniyiz, Saadet Partisi seçmeniyiz, BBP partisi, TKP, Vatan… Hepimiz İstanbul halkıyız. Biz İBB’nin 16 milyon İstanbullunun hizmetkarı olduğu dönemi yaşatacağız.

Kurdukları israfçı yağma düzenini bozacağız.

Bizim belediyecilik düzeninde hiç kimse belediyenin kaynaklarını haksız kazanç olarak kullanamayacak. Tevazu sahibi olacak, yüzü gülecek. Herkes İstanbul’un gerçek sahibinin İstanbullular olduğunu anlayacak.

Sadece su indiriminden her hane yılda 540 lira tasarruf edecek.

Öğrenci kartında her iki çocuklu aile 1080 lira tasarruf etmiş oldu.

8 milyon işsizin olduğu ülkede bu rakamların ne kadar önemli olduğunu siz hesap edin.

19 Mayıs’ta, yani milli bayramda da ücretsiz ulaşıma kavuştu. Ya bunları 18 günde yaptık. Düşünsenize 1800 günde beş yılda neler yaparız. Dar gelirli ailelerimize yılda 6 bin ile 13 bin lira arası yardımda bulunacağız.

Dün akşam bir konuşma dinliyoruz, rakibimiz anlatıyor, açtım baktım muhtemelen otobüsçülere konuşuyor, bu sizin bütçenizden değil belediyeden karşılanacak diyor, şubatta benim otobüsçülere yaptığım konuşmanın birebir aynı, birerir aynı. (…) Bunları gülerek protesto edeceğiz.

Ben önümüzdeki beş yılı düşündükçe koşasım geliyor. Bir an önce yeniden işbaşı yapmak istiyorum, çalışmak istiyorum, İstanbul için üretmek istiyorum.

1 milyon genç okulu bıraktı biliyor musunuz arkadaşlar. Halkın içindeyim, semt pazarlarını geziyorum. Cebrail’i biliyorsunuz. Bu kardeşiniz bu şehrin Cebrailleriyle ilgilenecek. Okumayan çocuk kalmayacak. Akranlarının gerisinde bırakmayacağım onları. Ailelerin yükünü sırtlanmalarına benim gönlüm razı değil.

Bu şehirde dört kişiden ikisi yoksul, ikisi zaten zor geçiniyor. Anneler kadınlar bana filelerini gösteriyor, esnaf vatandaş dertli. Hiç korkmayalım, hiç korkmayalım. İstanbul’da önceliğimiz kent yoksulluğuyla mücadele olacak. Kaynaklarımız var, İstanbul’un potansiyeli var. Bunun bir seferberlik gerektirdiğini de biliyoruz. Önemli tasarruflarla İstanbulluların tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliriz.

Daha iyi yarınlar için azmetmek ve çok çalışmak gerekiyor. Toplumun her kesimini kucaklıyorıum Herkes 1. sınıf vatandaş. İstanbulun arka mahallelerinde dolaşırken insanların gözlerinde milyonlarca yıldız görüyoırum. Göreceksiniz bunca yılda iktidar partisinin yapamadığı herşeyi yapacağız. Asla vazgeçmeyeceğiz.

Arkadaşlarımız 5 milyar liranın bütçeye eklenebileceğini ifade ediyor, çar çur edilmediği takdirde.

Özellikle açlık sınırı altında olan ailelere ekmeğini de vereceğiz, sütünü de vereceğiz. Vatandaşımızın yanında duracağız. Bakın sosyal politikalar, sosyal demokrat anlayışının gereğidir. Bu kadar net, bunu yerine getireceğiz.

Ama şunun da farkındayız, isteriz ki bunlar geçici çözümler olsun, İstanbul’da yoksulluk bitsin ve bu çözümlere gerek kalmasın.

Vatandaşın bu talebini emir kabul edeceksiniz. CHP’nin tüm yöneticileri, belediye meclisi üyeleri ve yüz binlerce üyesi, ittifak ortağımız İYİ Parti’nin üyeleri hepbirlikte elimizi itene sarılacağız.

Kavga etmek isteyen bırakın kendi kendine kavga etsin.

İstanbul’da insanlar birbirine selam vermeye başlasın, bu şehrin ekonomisi bir ay sonra düzelir.

Bu şehrin, bu ülkenin gerçek sahibi bu ülkenin vatandaşlarıdır. Sakın susmayın, herkes konuşsun, herkes konuşsun. Buna karşı konuşanlara diyeceğiz ki, bizim bir hedefimiz var, israf düzenini herkese tane tane anlatacağız.

Bakın Türkiye’nin her yerinden belediye başkanı arkadaşlarım toplanmış buraya gelmiş. Hepsi sağolsunlar. Hepsi buraya toplanmış, il meclis üyelerimiz. ‘İmamoğlu varsa, İstanbul’da umut var’ diyeceğiz.

İstanbullu sorunlarına adil ve eşit çözümler bekliyor, farkındayız. İstanbul’un ve yurdun dört bir yanında çok büyük işler başaracağız. Dalga dalga Türkiye’ye yayılan kampanyamızla Her Şey Çok Güzel Olacak.

Vatandaştan başka kimseden talimat almıyoruz. ‘Televizyonda tartışalım mı, tartışalım’ dedik. Başkası kimden talimat alıyor bilmiyorum. Ben sadece vatandaştan talimat alıyorum. Biz belediyecilik yapacağız, partizanlığı söküp atacağız. Çünkü halkçılık budur, cumhuriyetçilik budur, CHP’lilik budur.

Bu yolda asla yalnız yürümediğimi biliyorum. 82 milyon insanın kalpten duasıyla yürüdüğümün farkındayım. Herkesin bizi takip ettiğinin farkındayım. 23 Haziran’da o emaneti geri almaya geliyoruz. Önümüzdeki dönemde hep birlikte İstanbul ittifakı olarak, büyük haksızlıkları kabul etmeyenler olarak, çok çalışacağız ve yine kazanacaz. İsraf düzeni bitecek.

Her şey çok güzel olacak!

Her şey çok güzel olacak!

Her şey çok güzel olacak!