İmamoğlu: İstanbul ve Berlin, iki demokrasi kahramanı, alkışlamak lazım

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün, davet edildiği, Almanya’nın başkenti Berlin’de, ‘Berlin Duvarı’nın yıkılmasının 30’uncu yıldönümü etkinlikleri’ne katıldı. İmamoğlu, İstanbul ve Berlin’in ‘iki demokrasi kahramanı şehir’ olduğunu söyledi.

Fotoğraflar: İBB

İmamoğlu, Berlin’e indikten sonra ilk olarak, TÜSİAD Berlin ve Mercator Vakfı ev sahipliğindeki çalışma toplantısına katıldı. The Regent Hotel’de gerçekleştirilen toplantıda sırasıyla Türk asıllı siyasetçi Özcan Mutlu, Mercator Vakfı Başkanı Rüdiger Frohn, TÜSİAD Berlin adına Hüseyin Gelis ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.

Türkiye ile Almanya arasında tarihi, siyasi ve ekonomik anlamda derin bağlar bulunduğunu belirten İBB başkanı şunları söyledi: “Burada bulunmamızın temelinde bu duygular yatmaktadır. Bunu hisseden İBB Başkanı olarak sizleri selamlıyorum. Tarihte ilk olarak, üç ayda iki seçim kazanmış bir belediye başkanıyım. Alkışlanacak bir şey mi, emin değilim, ama sonuç öyle. 23 Haziran’daki seçim, İstanbul’daki belediye başkanlığı seçimlerinin son 50 yıldaki en yüksek oranı. 5 milyona yakın insanın oy verdiği bir insan olmanın sorumluluğu bambaşka.”

Berlin’in simgesel bir döneminde Almanya’da bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu şöyle devam etti: “O dönemde hayatlarını kaybedenlerin ve onun öncesinde, duvarın yıkılışıyla özgürlüğün elde edilmesi sürecine dönük hayatlarını kaybeden insanların birer demokrasi kahramanı olduğunu buradan hatırlatmak isterim. Çok masum bir Türk çocuğunun ve bir Türk gencinin de o dönemde hayatlarını kaybettiğini ve bunun da burada anılması gerektiğini düşünüyorum. Tam da bugün burada bulunmanın, simgesel açıdan özgürlüğe, demokrasiye çok özel mesajlar verdiğinin farkındayım. Geçmişten bugüne bir köprü kurduğumuzda aslında iki demokrasi kahramanı, Berlin’i ve İstanbul’u alkışlamak lazım.”

Küresel ısınma, yenilenebilir enerji, akıllı kent, kentsel planlama, teknoloji ve metro yatırımlarına öncelik vereceklerini belirten İBB başkanı, şu ifadeleri kullandı: “Orta vadede sadece yurt dışından çok yatırım çeken bir kent olmayacağız. Geliştireceğimiz özgürlük ve demokrasi ortamıyla dünyadan yetenek çeken, özellikle çok yakın mesafedeki milyarı aşan nüfusun yetenekli insanlarının da tercih ettiği bir merkez haline gelmek istiyoruz. Tüm bu bahsettiğim konularda, maksimum bir planlamaya hazırız, çalışıyoruz. Bu konuda iş ortaklığına da hazırız.”

Seçim kampanyasında sık sık İstanbul’un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olarak anılmak istediğini belirttiğini anlatan İmamoğlu, “Bu kavramla hem böyle olmak isterim ama Berlin’de şu cesareti kendimde hissettim: Demokrat olma konusunda, dünyadaki her belediye başkanıyla da yarışmayı kendime hedef olarak bu akşam koymuş olduğumu sizlere duyurmak istiyorum” dedi.

‘Otoriterliğe ve popülizme karşı mücadele veriyoruz’

Berlin’de ilk olarak Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’ı ziyaret eden ve ardından Berlin Eyalet Meclisi’ne geçen İmamoğlu, ‘Berlin’in Kardeş Şehirleri Belediye Başkanları Oturumu’na, Brüksel Başkent Bölgesi İdaresi Başkanı Rudi Vervoort, Budapeşte Belediye Başkanı Gergely Karacsony, Prag Belediye Başkanı Zdenek Hrib ve Varşova Belediye Başkanı Rafal Trzaskowski ile birlikte katıldı.

Oturumda her belediye başkanına ikişer dakikalık konuşma süresi verildi. Konuşmasında Berlin’de bulunmaktan çok mutlu olduğunu belirten İmamoğlu, “Çünkü İstanbul ve Berlin ‘kardeş şehir’ anlaşması, duvarın yıkılışından yaklaşık bir hafta sonra imzalandı. Aslında her ikisini bir arada kutlamanın keyfiyle buradayım” dedi.

“Aynı zamanda sizlere, demokrasiye inancı tam ve demokrasiye bağlılığını, kararlılığını ispat etmiş 16 milyon İstanbullunun da selamını getirdim” diyen İBB başkanı şöyle devam etti: “Sadece iki gün sonra ölüm yıl dönümünde anacağımız Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesine olan, 82 milyon insanın bu yolda yürümedeki kararlılığını da buradan belirtmek istiyorum. Duvar yıkıldığında 18 yaşındaydım. Yüzümde derin bir mutluluk ve gülümseme vardı. Nerede olursa olsun özgürlük, buluşma, kucaklaşma, bence dünyadaki herkesin yüzünü güldürür. Şu anda verdiğimiz mücadele de tamamıyla bu aslında. Neye karşı? Hem otoriter süreçlere karşı hem de popülizme karşı bir mücadele veriyoruz. Demokrasiyle olan, özgürlükle olan, Cumhuriyet’le, bağımsızlıkla olan, birleşen duyguların dünyaya ne kadar derin güzellikler ve duygular yaşattığının bir göstergesi aslında Berlin’deki duvarın yıkılış anı. Elbette ki günümüze de çok derin mesajları var. 30 yıl geçtikten sonra şunu unutmayalım: Bu ortak mücadele devam ediyor. Ne için devam ediyor? İnsanların mutluluğu için, özgürlüğü için devam ediyor. İyi ki Berlin’deki duvar yıkılmış. Ama tahmin ediyorum dünyada bu anlamda yıkılacak daha çok duvar var.”

‘İstanbul’un kardeş şehri’ olan Berlin Şehir Parlamentosu tarafından, davet edilen İmamoğlu’na eşi Dilek İmamoğlu ile İBB Genel Sekreter Yardımcıları Şengül Altan Arslan, İbrahim Orhan Demir ve İBB Sözcüsü Murat Ongun da eşlik etti.

Bu arada Reuters’in haberine göre İmamoğlu, Berlin Belediye Başkanı Michael Müller ile birlikte Alman-Türk Dostluk Ödülü ‘Kybele 2019’a layık görüldü. İmamoğlu’na ödülünü eski Federal Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’dan aldı.