Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu’na yazdığı mektupta aylık olarak yapılan bir tutukluluk incelemesini anlattı: “Bu bir trajedidir, fakat bunu ‘trajedi’ diyerek sineye çekecek bir adam olmadığımı en iyi sen biliyorsun.”

Dilek Kaya İmamoğlu’nun X’ten seslendirdiği mektupta İBB başkanı, aylık tutukluk incelemelerinin ‘şekli bir merasim’e dönüştüğünü belirtti.
İmamoğlu’nun mektubunun ilgili kısmı şöyle:
* Saat 13.30 civarında, genel başkanımla bakanlık izniyle görüşme yaparken infaz koruma memuru bana SEGBİS bağlantısı için davette bulundu.
* Daha önce duymadıysan açıklayayım: SEGBİS, mahkemeye çıkartılması imkânsız veya zor olan kişilerin sesli ve görüntülü görüşmeyle savunma yapmasını sağlayan bir sistemdir.
* Alelacele, 15 dakika içinde genel başkanımla görüşmemi bitirdim ve hazır olduğumu söyledim. “Henüz çağırmadılar” cevabını alınca “O hâlde hücreme geçeyim” diyerek beklemeye başladım. Tam üç saat sonra bana “Sizi mesaiden sonra çağırabilirler” denildi. 17.30 sularında SEGBİS için avukatımla görüşme yaptım. Görüşmemiz hâlâ sürerken “Beş dakika içinde SEGBİS ile görüşmeniz olacak” haberi geldi.
* Apar topar avukat bölümünden ayrılıp SEGBİS odasına geçtim. Yirmi dakikadan fazla, aynı müziğin defalarca tekrarlandığı bir bekleme ekranında oturdum. Artık her notasını ezberlediğim o müzik kesildiğinde, bir hâkime hanım görüşmeye bağlandı. Masasının sağ tarafında dört-beş adet dosya bulunuyordu; benim dosyalarım mıydı, emin değilim.
* Hızlıca konuya giren hâkime hanım, gayet serinkanlı bir şekilde “Tutukluluk incelemeniz yapılacak. Savcılık, tutukluluğun devamını istedi. Bu konuda diyeceğiniz var mı?” diye sordu. “Periyodik olarak yapılan tutukluluk incelemelerinde, önünüzde soruşturma dosyası dahi olmadan karar vermektesiniz. Son derece önemli bu hukuki denetim yolu tümüyle şekli bir merasime indirgenerek etkisizleştirilmiştir. Bu konuda, avukatlarımın 4 Eylül 2025 tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği’ne sunmuş oldukları beyanlarına aynen iştirak ediyorum” diyerek cevap verdim.
* Hâkime hanım “Karar için ara veriyorum” dedi ve ekran kapandı. Tekrar müzik eşliğinde beklemeye başladım. On dakika sonra hâkime hanım yeniden bağlandı ve “Yaptığım inceleme sonucunda tutukluluğun devamına karar verilmiştir” dedi.
* O esnada gözüm, masanın sağındaki dosyalara ilişti. Dosyalar başlangıçta nasılsa, aynı şekilde duruyordu. Hiç dokunulmamıştı. Dediğim gibi, bunlar soruşturma dosyaları mıydı bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey varsa, o da dosyaların kapağının dahi kaldırılmamış olduğuydu.
* Teşekkür edip iyi akşamlar dileyerek SEGBİS bölümünden ayrıldım. Bu bir trajedidir, fakat bunu ‘trajedi’ diyerek sineye çekecek bir adam olmadığımı en iyi sen biliyorsun. Halka diz çöktürmeye çalışanlara karşı devletin şefkatini temsil eden bir tavırla davranmak, milletime karşı en büyük borcumdur. Bu istikametten bir milim sapmak yok.
* Bu anlayışa karşı mücadeleyi yeni doğan bebekler için, umudumuz olan çocuklar için, geleceğimizin teminatı gençler için ve bu ülkeye yıllarını vermiş yaşlılar için vereceğim.
* Sonsuz bir kararlılıkla, cumhuriyet için, demokrasi için, adalet için vereceğim. Varsın prangalar vursunlar, varsın zindanlara kapatsınlar. Ben bu duygularla burada çok huzurluyum. Kararlıyım, güçlüyüm, umutluyum ve başaracağımıza dair hiç olmadığım kadar inançlıyım. İçin rahat olsun.