Hapisteki İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan ‘casusluk’ soruşturmasının ardından kendisini ‘hasım’ görenlere seslendi: “Bir büyük yangın yolunun taşları döşeniyor ve bu yangın sadece benim için değil. Yarattığınız canavarın açtığı yolu, döşediği taşları tekrar tekrar düşünün.”

Türkiye bugüne İstanbul başsavcılığının İmamoğlu, TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan, hakkında başlattığı ‘casusluk’ soruşturmasıyla uyandı.
Yanardağ sabah saatlerinde gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında TELE 1’de arama yapıldı.
Başsavcılık 4 Temmuz’da ‘casusluk’ suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerin incelendiğini bildirdi.
İncelemede Gün’ün dijital materyallerinde sivil kişilerin ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara rastlandığı öne sürüldü.
Ayrıca suçlanan isimlerin ‘ByLock benzeri’ denilerek ‘Wickr’ uygulamasını kullandığı iddia edildi.
Akşam saatlerinde başsavcılık, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kanala kayyım atandığını duyurdu.
TELE1’de ana haber bültenini sunan Murat Taylan kayyım haberini canlı yayında verdi. Kanala gelen heyetin talebiyle canlı yayın sonlandırılarak bant yayınına geçildi.
‘Benden mi casus çıkaracaksınız?’
İmamoğlu, X’teki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından şunları yazdı:
* İktidar ve yargısı kötülüğün, had bilmezliğin sınırlarını zorluyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iktidarın onlara verdiği emir üzerine bu kez de hakkımda casusluk ithamıyla soruşturma açmış. ‘Terör örgütüne yardım’, ‘yolsuzluk yapmak için örgüt kurmak’ suçlamalarından sonra şimdi bir de casusluk yapmakla itham ediliyorum.
* Bu rezil kumpası tezgahlayanlara bir çift sözüm var. Ben Ekrem İmamoğlu! Trabzon’da doğmuş büyümüş, Karadenizli Ekrem İmamoğlu. Bu cennet vatan uğruna canımı vermem gerekirse bir an için bile tereddüt etmem. Ay yıldızlı bayrağa her baktığımda yüreğim gururla dolar. Bu ülkenin selameti için çalışmayı en yüce değer bilirim. Ben mi casusum? Benden mi casus çıkaracaksınız? Hadi oradan!
‘İddianameye koyacak bir şey bulamayınca, şimdi de buna mı sarıldınız?’
* Anladık, ‘terör örgütüne yardım’ dediniz bir şey çıkaramadınız, kimseyi ikna edemediniz. ‘Yolsuzluk’ dediniz, aylarca çalıştınız, onlarca suçsuz günahsız insanı hapsettiniz, iftiracılar yarattınız, bir şey çıkaramadınız. Bir şey çıkaramayınca, ‘turpun büyüğü geliyor’ diyerek hazırladığınız iddianameye koyacak bir şey bulamayınca, şimdi de buna mı sarıldınız?
* Milleti uydurma suçlamalarınızla ikna edemeyince şimdi bu çıkışı olmayan yola mı tevessül ettiniz? Karşıma çıktığınız her seçimde yenilince ve bizimle rekabet edecek cesaretiniz kalmayınca, seçimlerde karşınıza çıkmamızı engellemek için şimdi de bu rezil kumpası mı tezgahladınız?
* Cumhurbaşkanının kimlik numarası da dahil devletin bütün verilerini çaldıran siz, devletin bütün kurumlarının en hassas bilgilerinin başka ülkelerin eline geçmesine engel olamayan yine siz. Ama casusluk yapan ben öyle mi?
‘Yol yakınken aklınızı başınıza alın’
* Unutmayın, bir dönem koyun koyuna olduğunuz FETÖ’nün yargısı da ülkemin onlarca şerefli subayını casuslukla itham etmiş, senelerce hapiste tutmuştu. Memleketin yüz akı askerlerine, gazetecilerine, düşünürlerine casusluk yapıyorlar denmişti. Ne oldu biliyorsunuz değil mi? Eski ortağınızın casuslukla itham ettikleri isimlerin hepsi onurlu vatandaşlar olarak dışarıda bugün. Onlara casus yaftasını yapıştırmaya yeltenen hakim ve savcılar ise ya hapiste ya da kaçtı.
* Ekrem İmamoğlu’nu casuslukla suçlayanları, kumpaslar, tuzaklar kurmaya çalışanları son kez uyarıyorum: Kendinize gelin, yol yakınken aklınızı başınıza alın!
‘Emniyet ve istihbaratı kendi siyasi çıkarı için kullanma cüreti gösteren kişiye sesleniyorum’
* Bugün beni ‘hasım’ olarak görenler, sözüm size: Bir büyük yangın yolunun taşları döşeniyor ve bu yangın sadece benim için değil. Yarattığınız canavarın açtığı yolu, döşediği taşları tekrar tekrar düşünün.
* Bu akıl almaz hâli sona erdirmek ve demokrasiye sahip çıkmak, ülke bekası, toplum huzuru ve devlet ciddiyetinin gereğidir.
* Ve bu devletin savcılarını, emniyet ve istihbarat teşkilatını kendi siyasi çıkarı için kullanma cüreti gösteren kişiye sesleniyorum: Hz. Mevlana’yı da mı duymadın? “Ey zulümle bir kuyu kazan. Sen kuyuyu kendin için kazıyorsun.”