CHP lideri Özgür Özel, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki ‘casusluk suçlaması’ için şunları söyledi: “FETÖ hiçbir şey beceremediğinde döner, casusluk davaları açardı. FETÖ’den aldıkları son mirasta akıllarında kalan, ‘hırsız dedik olmadı, yolsuz dedik olmadı, çaldı dedik millet inanmadı, terör dedik millet ayaklandı, dur bir de casus diyelim bakalım’ Bu kadar olmaz.”

İmamoğlu, 23 Mart’tan beri İBB odaklı soruşturmalar nedeniyle tutuklu.
İstanbul başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu ve TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’a ‘casusluk’ soruşturması başlattı. İmamoğlu’nun ‘casusluk’ suçlamasıyla sorgulanmasına karar verildi.
Bu sabah gazeteci Yanardağ da gözaltına alındı. TELE 1’de arama yapıldı.
Başsavcılık 4 Temmuz’da ‘casusluk’ suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerin incelendiğini belirtti.
Ayrıca İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan’a da ‘casusluk’ suçundan soruşturma başlatıldı.
CHP lideri, İmamoğlu’nun ‘casusluk suçlaması’ndan sorgulanmasına ilişkin şunları dedi:
“Yolsuzluk dediler, hırsızlık dediler, ikna edemediler. Şimdi utanmadan ‘casusluk’ diyor. Biz bu filmleri çok gördük. Bu FETÖ hiçbir şey beceremediğinde döner, casusluk davaları açardı. Ne oldu İzmir casusluk davası? Ne oldu İstanbul askeri casusluk davası? Casus dedikleri kahraman Türk askerlerinin hepsi beraat etti.
FETÖ’den aldıkları son mirasta akıllarında kalan, ‘hırsız dedik olmadı, yolsuz dedik olmadı, çaldı dedik millet inanmadı, terör dedik millet ayaklandı, dur bir de casus diyelim bakalım’ Bu kadar olmaz. Bu ayıp. Tenezzül meselesi diyorum ya buna da tenezzül ettiler. Ekrem İmamoğlu’na casus diyecek adamın bütün Trabzon alnını karışlar, bütün İstanbul alnını karışlar, bu millet alnını karışlar.”
Özel, CHP’nin 38’inci olağan ve 21’inci olağanüstü kurultayının iptaline ilişkin davanın reddedilmesi hakkındaysa şöyle konuştu:
“Bizi hasta etmeye çalıştılar. Hastalık yapmak için mikrop lazım, mikrop arayıp mikrop buldular. Bünyeye onu sokmaya çalıştılar. CHP’nin güçlü bünyesi birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti ne de bu mikropları kabul etti. Artık bu iş bugün tamamen ortadan kalktı.
Bir yanda sandığa leke sürmeye çalışan ve sandığı ortadan kaldırmaya çalışan demokrasiyi hedef almış iktidar anlayışı, bir tarafta ona karşı mücadele veren bütün demokratlar. Ne mutluyuz ki demokratlar bizim tarafımızda biz demokrasi tarafındayız.
Otokrasinin ve otokratın tarafında olanlar kaybetmiştir, demokrasinin tarafında olanlar kazanmıştır. Yapılacak ilk seçimde de demokrasi kazanacak otokrasi kaybedecektir.”