Aday belirleme sürecinde HDP’nin önünde, kapatma davası nedeniyle siyaset yasağı istenen geniş bir kadronun aday gösterilip gösterilmeyeceği sorunu var.
CHP’nin ise ittifak partilerinin adaylarını kendi listelerinden göstermesi nedeniyle tabanda oluşabilecek tepki sorunu var. Bu tepki önseçim gibi yöntemler kullanılarak giderilebilirdi. Ancak olmadı. Tabanların benimsemeyeceği adayların, protesto oy oranını ve seçime katılmama oranını artırma ya da tepki oyuna yol açma riski göz ardı edilmemeli. Umarım parti karar vericileri bu riski en aza indirecek bir liste ile halkın önüne çıkarlar. Listelerin YSK’ye teslimine iki gün kala bir uyarı olarak yazmış olayım bunu.
Şunu da vurgulamak isterim; öteden beri verili koşullar adeta lunapark aynaları gibi sonuçlar doğuruyor siyasetimizde. Buna eşitsiz seçim koşulları, barajlar, oyum boşa gitmesin kaygısı, vs. yol açıyordu. Bu seçimlerde üstüne, karanlık iktidardan kurtulma önceliği ve ittifak politikaları da eklendi. Seçim sonuçları ne olursa olsun bize partilerin ne seçmen nezdindeki gücünü gösterecek ne de haklılığını haksızlığını gösterecek. Lunapark aynalarını kırmak sonraya kalacak!