İlber Ortaylı: Avrupa'da beş vakit ezanın duyulduğu nadir bir başkent

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sicilya’nın tarihinde Rönesans ve Barok İspanyollarla, ardından Burbonlarla temsil edilir ve nihayet Risorgimento ile İtalya’nın kuruluşunu yaşadı. Birlikte seyahat ettiğim arkadaş grubunda olan Sahrap Soysal “Yahu gördüğümüz insanların hiçbiri birbirine benzemiyor” diyordu, doğrudur. Sicilya kültürel katmanlardan ibarettir, her gelen kendinden sonra gelenle yaşamayı ve kendine benzetmeyi becermiştir. Palermo, Avrupa’da beş vakit ezanın duyulduğu nadir bir başkenttir. Şehrin Belediye Reisi Roberto Lagalla, bayram namazlarına Müslümanlarla birlikte katılıyor. Kimse bu tip ilişkilerden dolayı ne Hrıstiyanlığa ne Müslümanlığa dönmüş değil; ama en azından birbirlerinin kilise ve camiilerinin ne olduğunu, nasıl ibadet ettiklerini ve korkulacak insanlar olmadıklarını herkesten önce anlamışlardır. Nitekim Belediye Reisi Lagalla, “Burası Kudüs, Beyrut ve İstanbul gibidir, Frankfurt ve Berlin’e benzemez” diye Batı Avrupa’ya müstehzi bir tenkit yöneltiyor. 

Ekibimize eşlik eden ve 20 yıldır İtalya’da yaşayan, Palermo Üniversitesi’nin öğretim üyesi Şenay Boynudelik ile Sicilya halkının ve Belediye Başkanı’nın özellikleri hakkında da bol bol konuştuk. Sicilya birçok yönüyle 18. ve 19. asırları kuvvetle yansıtıyor, son senelerde Avrupa Birliği’nin fonlarıyla kullanılmaz haldeki binalar restore edilmeye başlandı. Palermo büyük şehir ama eskinin büyük şehirlerinin havasında.

Yılın hemen hemen on ayı yaşanacak bir iklimi var. Sicilya’nın her tarafı güzel ve birbirine yakın. Sicilya’yı bilen, Akdeniz’i öğrenir. İnsanlar rahat ve canayakın. Gezilecek, görülecek, hatta uzunca oturulacak bir yer olduğuna eminim.

İlber Ortaylı’nın yazısı