Bir liberal olarak her dönem devletin karşısında bireyin güçlendirilmesini, korunmasını, devletin sınırlandırılmasını savundum. Şimdi devlet otoritesi öylesine tahkim ediliyor ki, yarın bunlara itiraz edecek mecralar bile kalmayacak. Farklı düşünmenin, muhalif olmanın, itiraz etmenin cezalandırıldığı bir döneme doğru yol alıyoruz.
Bugün görüyorum ki “bu defa olacak” dediğimiz ‘ham bir hayal’miş. Türkiye, kritik bir dönemeçte. Artık özgürlüklerden vazgeçtim, toplumsal barışımız bile tehlikede. Türkiye, ciddi toplumsal fay hatları üzerinde oturan bir ülke. Kürtler, Aleviler, dindarlar, laikler, farklı cemaat ve tarikatlar, sosyal sınıfları bir arada tutacak tek siyasal zemin demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler rejimi. Bu zemini imha edenler memleketi derin bir iç kargaşaya sürüklüyor… İktidarın tepesinde, yakınında çevresinde hâlâ sağduyu sahibi insanların olduğunu düşünüyor, umuyorum. Bu süreci durdurmak onların ellerinde. Farklı kimlikten, düşünceden, inançtan, sınıftan Türkiye insanı yeniden o ortak ‘rüya’yı görmezse gemi batacak…