Ancak gerek ABD’nin gerekse NATO’dan verilecek desteğin, Akar’a “ciddi ve somut destek” diye tarif ettiği bir düzeye varmak yerine sembolik ve diplomatik düzeyde kalması daha güçlü görünmektedir. Çünkü Türkiye’nin Suriye’de girdiği bataklığın derinliği, NATO ve ABD’nin İdlib’de Rusya ve Suriye ile silahlı güç kullanarak karşı karşıya gelmeden, Akar’ın istediği “ciddi ve somut bir destek” düzeyine çıkamayacağı “derinlikte”dir.
Bu derinliğe Türkiye’yi elbette ki, Suriye rejimi itmemiştir. Tersine yeni Osmanlıcı dış politikanın gereği olarak Rusya ve ABD ile girdiği ilişkiler, bu batağa çekmiştir Türkiye’yi.
Bu yüzden de Türkiye’nin bu bataklıktan kazasız belasız çıkması çok zordur. Bu girişimiyle ABD herhalde, Türkiye’nin zorluklarını azaltmaktan çok, bu zor zamanda yanında olan tek dostunun ABD olduğunu göstermek istemektedir!