AKP’nin böyle, yeniden “şehit”-”beka” üstünden gündemi maniple etmeye yönelmesi ve bunu bir kampanyaya dönüştürmeye girişmek için heveslenmesinin nedeninin arkasında son aylarda CHP ve İyi Partinin AKP ve MHP seçmenini kazanmak için dinci muhafazakar ve şoven milliyetçi değerlere sahip çıkmaya yönelmelerinin rolü olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Çünkü;
- Kılıçdaroğlu’nun şehitler, şehit yakınlarına bağlanan ya da bağlanmayan maaşlar, Süleyman Şah’ın türbesini iktidara gelişinin ilk haftasında, “Bedeli ne olursa olsun” eski yerine taşınacağına dair vaatleri, Kandil’i yerle yeksan etmezse siyaseti bırakacağına varan iddiaları,
- Akşener’in başbakan oluğunda kurmak isteği düzen için “Ömer’in yolu”ndan, “Ali’nin Zülfikarı’ndan alınan güçle yürüyüp, Fatihler, Yavuzlar, üstünden Atatürk’ü de “mavi gözlü Bozkurt” olarak niteleyip Türkeş’i de yanına alarak oluşturduğu ütopyayla AKP’nin Osmanlıcı ecdatçılığı MHP’nin şoven milliyetçiliği ile yarışmak, böylece MHP ve AKP’ye oy veren yığınlara, “Bakın biz AKP’den daha Müslüman MHP’den daha milliyetçiyiz” demek anlamına geliyor.
Böylece de MHP ve AKP’nin oyun sahasına girmiş oluyorlar.
AKP’nin onların bu zayıflığını kullanmaması da beklenemezdir ve kullanacaktır da.
Bunu, seçim sathı mailinde ilerledikçe daha iyi göreceğiz.