İhsan Çaralan: İşçi gelmesin mitingi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir grup işçi Türk-İş üst yönetimi ve sendika yöneticilerinin hoşuna gitmeyecek biçimde “Açız aç!”, “Geçinemiyoruz” diye haykırdı. Dahası bu işçiler Türk-İş’in pasif kalmasına, işçilerin taleplerini etkili biçimde savunmamasına tepki olarak “Ergün Atalay istifa” sloganı da attı!

İşçilerin bu tepkisine karşı kürsüden yapılan müdahale ile herhalde bu görevle oraya getirilmiş olduğu anlaşılan bir grup işçiye “Vur de vuralım öl de ölelim” sloganı attırıldı. Ama Atalay da kötü anıları çağrıştıran bu slogandan hoşlanmamış olacak ki yine kürsüden yapılan müdahaleyle slogan engellendi.

Orta Anadolu’nun en büyük işçi kenti olmanın yanında Hak-İş’in merkezi olarak görülen ve bağlı sendikalara üye 25 bin dolayında işçinin bulunduğu Kayseri’de Hak-İş mitingine ise 2 bin 500 dolayında işçi getirilmişti!

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Aslan, konuşmasına belediye başkanı ve patronlara teşekkür ederek başladı. Yarım saat süren miting “Hak-İş Marşı” ve “Ölürüm Türkiyem” şarkısıyla bitirildi.

Türk-İş ve Hak-İş mitinglerinin en önemli ortak özelliği alandaki işçilerin elden geldiğince “seçilerek” getirilmesidir.

Hak-İş’in mitingini izleyen arkadaşımız Ahmet Akarsu, 27 Ağustos’ta gazetemizde yayımlanan izleniminde Hak-İş’in mitingini “İşçi gelmesin mitingi” olarak değerlendirdi. Bu aynı zamanda ilginç bir biçimde bin kilometre ötedeki Türk-İş mitinginin tarifidir de!

Mitinge katılan, katılmayan; gazetemize görüşlerini bildiren işçiler, sendika yöneticilerinin tüm işçilerin mitinge katılması için bırakalım iş yerlerinde çalışma yürütmek için sendikayı seferber etmesini, kabaca mitinge çağrı bile yapmadıklarını söylüyorlar.

Hak-İş ve Türk-İş bu hafta ilk mitinglerini yaptı ve ne yazık ki tamamen “yasak savma” mitingleri oldu!

İhsan Çaralan’ın yazısı