Bütün bu gerçekler açıkça göstermektedir ki; Erdoğan-AKP iktidarı, sadece ekonomi ve siyasetteki girişimlerinin ayağına dolanan hale gelmesinde değil işçiler, emekçiler için artık dayanılmaz düzeye dayanan işsizlik, yokluk, yoksulluk, kölece çalışma koşulları karşısında duyarsızlığın zirve yapmasında da tamamen umursamazdır.
Bu durum insanların aklıyla alay edilmesinin yanında vicdan ve ahlaktaki çürümede gelinen yeri de açıkça göstermektedir.
Ayvatoğlu tartışması, bu ekonomik-siyasi tablonun sembolü bir ‘vaka‘ olarak önem kazanmaktadır.
Tartışma da bu açıdan önemlidir zaten.