İhsan Çaralan: 'Aynı geminin içindeyiz' denizcilik deyimiyle gemi sahiplerinin SOS çağrısıdır!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısının ardından “Şahlanıyoruz”, “uçuyoruz”,… diye pembe tablolar çizdikten sonra sadede geldi; “Hepimiz aynı geminin içindeyiz. Ülkenin kazancından beraber yararlandığımıza göre külfeti de beraberce sırtlayacağız” diyerek, asıl amacını ortaya koydu.

Ve elbette ülkede olup bitenin farkında olan vatandaşlar da, “Gele gele yine ‘gemi’ye mi geldik” demekten kendilerini alamadılar. Çünkü iktidar ve sermaye sözcüleri ne zaman “Aynı geminin içindeyiz” deseler, hep alavere dalavere Kürt Memet nöbete” deyimindeki gibi, külfetin halkın sırtına yıkılması amaçlı, eskisinden de beter yeni politikalar devreye sokulmuştur!

Aynı geminin içindeyiz” demenin, en azından bugüne kadar uyuşturucu etkisi hayli yüksek olmuştur. Ama aynı zamanda, ”Aynı geminin içindeyiz” demek; “Şahlanıyoruz” , “Uçuyoruz”, “Kaçıyoruz”… iddiasının boş laftan ibaret olduğunu da göstermektedir. Çünkü halkı “Aynı geminin içindeyiz”, diye tehdit etmenin bir anlamı da “Eğer siz (halk) külfeti yüklenmeye yanaşmazsanız gemi batacak” demektir. Denizcilik deyimiyle gemi sahiplerinin SOS çağrısıdır!

İhsan Çaralan’ın yazısı