Eski sistemin matah olmaması, çürümüşlük, yozlaşmayla malül olması, burjuva devletin halk üstünde baskı ve şiddet aracı olması gibi özellikleri, AKP’nin işini kolaylaştırmış, ona karşı mücadele eden güçlerin işini zorlaştırmıştır. Ama bütün bu zorluklara karşın, tüm hizmetlerin halka parasız, kaliteli ulaşmasını isteyenler için, iktidarın eleştirilerinin sahteliğini bunların “geriye doğru reform”, “karşı reform” amacıyla yapıldığının gösterilmesini de kolaylaştırmıştır.
Eğitim, sağlık, yerel hizmetler gibi halkı doğrudan etkileyen alanlarda iktidarın amaçlarını teşhir etmek için daha çok imkan çıktığı da geçen süre içinde görülmüştür. Çünkü AKP Hükümeti, eskiyeni eleştirirken yeniye değil “en eski”ye dönüyor ve az çok ileri olan, halktan yana olan ne varsa onu tasfiye ediyor.
Özellikle de eğitimin neredeyse bütün halk kesimlerinin sorunu olması ve geniş halk kesimlerinin bu sorunla her gün yüz yüze gelmesi, iktidarın eğitim politikası ve bu alandaki girişimlerinin; parasız, laik, bilimsel, kaliteli, anadilinde ve ulaşılabilir bir eğitim talebi arasındaki çelişki daha anlaşılır hale gelmiştir. Bu nedenle de eğitimdeki “gericileştirme” ve “AKP’lileştirme” girişimlerine karşı uzunca bir zamandan beri “laik ve bilimsel eğitim mücadelesi” başlığı altında toplayabileceğimiz bir mücadele sürmektedir.
Öğrencileri, velileri, laik ve bilimsel eğitimden yana olan eğitimcileri, Eğitim Sen’i, ilerici demokrat çevreleri de kapsayan bu mücadele, kısmi talepler ve yerel düzeyde de olsa kesintisiz bir biçimde sürmektedir.