İbrahim Kiras: Oradaki inşaatı hükümet yapmayacak da Kanarya Sevenler Cemiyeti mi yapacak?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dolayısıyla, geçen iki ay içinde bir mucize gerçekleşmediyse, “Hatay’ı yeniden ayağa kaldırdık” laflarının ciddiye alamıyorum şahsen. Şehrin ne halde olduğunu gözlerimle gördüm çünkü. Antakya’nın büyük bölümünde, özellikle tarihî şehir merkezinde hâlâ hayat yoktu ben gördüğümde. Hatta enkaz halindeki binaların birçoğunun yıkımı bile gerçekleşmemişti. Antakya dışında, Defne, Samandağ ve Kırıkhan ilçelerinde de yıkımın etkileri hâlâ hissediliyordu.

Ne var ki karşınızdaki devasa enkazın bir tarafında da devasa inşaat çalışmaları sürüyordu. Depremzede konutları yapılıyordu eski şehrin kıyısında. Sonuç itibarıyla, insanların bir bölümünü de olsa yeniden ev sahibi yapacak olan ‘afet konutları’ tamamlanma aşamasına geldi. Bundan memnuniyet duymamız, teselli bulmamız gerekir. İlk aşamada önceliğin depremzede aileleri birer eve kavuşturmak olması da normal. Ama meseleyi inşaat yapmaktan ibaret görmek yanlış.

Umulur ki şehrin geri kalanı da bir an önce canlanır, en yakın zamanda Hatay sahiden ayağa kalkar.
Burada bardağın dolu tarafını da görmek lazım boş kısmını da. Depremin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken afet konutlarında kura çekimi aşamasına gelindi. Evi barkı yıkılmış insanlarda sevinç ve ümit var doğal olarak ama ortada bir mucize yok.

Hükümet açısından ise yapılan iş bir görevin yerine getirilmesi. Oradaki inşaatı hükümet yapmayacak da Kanarya Sevenler Cemiyeti mi yapacak? Burada normal olmayan şey, birinin görevini yaptı diye alkışlanmak istemesi.

Kaldı ki 6 Şubat depreminde yıkımın ve kayıpların bunca çok olmasında geçtiğimiz yıllarda yapılan vahim yanlışların da payı az değil. O yanlışlar için sorumluluk üstlenmeyip yaşanan felaketin ardından depremzedelere çorba dağıttık, afet konutu inşa ettik diye övünmek doğru mu?

İbrahim Kiras’ın yazısı