AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen, yazılarında sık sık ‘komplo teorileri’yle öne çıkan Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Irak’ın Musul kentiyle ve Suriye’nin Halep kentinin kuzeyinin Türkiye’ye devredilmesi gerektiğini yazdı.

Bugünkü ‘Musul ve Halep’in kuzeyi Türkiye’ye devredilmeli..’ başlıklı yazısında, hayli ’emperyalist bir damar’la haritaları yeniden çizen Karagül, yazısına 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye’yi birkaç parçaya bölge girişimi olduğunu belirterek başladı.
Yazılarında genellikle ‘acımasız direniş’, ‘Son İstiklal Savaşı’ gibi patenti kendisine ait tabirler kullanmayı tercih eden Karagül, darbe girişiminin ABD ve Avrupa desteğiyle, Türkiye’nin ‘durdurulması’ için yapıldığını yazdı.
Haritalar değişiyor!
Darbe girişiminin bertaraf edilmesinin ne kadar önemli olduğunu uzun uzun anlatan Karagül, ardından ‘baklayı ağzından çıkarıp’, Türkiye’nin bundan böyle savunmada değil taarruzda olması gerektiğini savundu.
Bu noktada sözü Fırat Kalkanı operasyonuna getiren Karagül, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde haritaların değişmesinin kaçınılmaz olduğunu; Suriye’nin Halep’e, Irak’ın da Musul’a hakim olmasının mümkün olmadığını yazdı.
“Halep’in kuzeyinde, Musul ve kuzeyinde hakim olacak bir örgüt, bir yerel devlet ya da yabancı bir güç Türkiye’yi çevreleyecektir, kuşatacaktır, zamanla da vuracaktır. Bu yüzden Musul-Halep çizgisinin kuzeyi Türkiye için yeni savunma hattıdır. Maliyeti ne olursa olsun Türkiye bütün gücüyle bu hatta yer almak zorundadır. O bölgede en etkin güç Türkiye olmalıdır” diyen Karagül, ‘birilerinin çizdiği yeni haritalar’a karşı Türkiye’nin de kendi oyununu kurması gerektiğini söyledi.
‘Türkiye bu kuşağa hakim olmalı’
Fırat Kalkanı modelinin Afrin’e, Tel Abyad’a ve Tel Afer’e yönelecek şekilde uygulanması gerektiğini de öne süren ‘Yeni Şafak’ın kaptanı’, ‘Musul ve Halep’in kuzeyi Türkiye’ye devredilmeli’ ara başlığının ardından şunları yazdı: “Mesele özetle şudur: Musul ve Helep ile iki ülkenin kuzeyi, artık Irak ve Suriye’nin denetiminde olmayacaktır. Bu kuşakta, Türkiye’yi devre dışı bırakmak için PKK/PYD ve DAEŞ’le oyun kurulmaktadır. Bu oyun Türkiye’yi hedef almaktadır, bir süre sonra savaş ilanı olarak önümüze gelecektir. Öyleyse, kim ne oyun kurarsa kursun Türkiye bu kuşağa hakim olmalı, bölge Türkiye’nin denetimine geçmelidir. Doksan yıl önceki oyunlara bir kez daha kurban olmamalıyız.”