İbrahim Kaboğlu: Adil yargılama neden önemli?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gözaltı süreleri, dernek ve sendikalar ile eğitim ve öğretim kurumlarını kapatma, mülklere el koyma, kamu görevlilerini toplu tasfiye, öne çıkmakta.

– 30 gün: ‘Toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılma’ süresi, “olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir” (Any., md.19). Savaş veya sıkıyönetim olmadığına göre, bu süre, araç ile amaç arasındaki orantı bakımından ‘makul’ değil.

– Örgütlerin kapatılması: Dernek, sendika ve vakıf gibi örgütlerin kapatılmasında iki ölçüt kullanılmalı idi. İlki, kapatılan örgüt, darbe teşebbüsü ile ne ölçüde bağlantılı? İkincisi ise, kapatma yerine faaliyetten alıkoyma yaptırımını uygulamak. OHAL KHK’si her iki ölçütü de aşan yaptırımlar içeriyor. Mesela, YARSAV’ın kapatılması, ‘Cemaatçi hâkim ve savcıların YARSAV’a sızmış olması’ gerekçesi ile haklı gösterilemez.

– Mülke el koyma: Gerçi Başbakan Yrd. Canikli, “kendilerine verilen en kıymetli araziler” kaydını düşmüş olsa da, eğitim ve öğretim kurumlarını kapatma şeklindeki toptancı uygulama ve haktan yoksun kılma, çok sorunlu.

İbrahim Kaboğlu’nun yazısı