HRW'ye göre Türkiye'de baskı derinleşti: Sadece birkaç muhalif ses kaldı

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın tutuklanmasının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı baskı ve yasakların giderek derinleşmesinin kanıtları olduğunu açıkladı.

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

BBC Türkçe’de yer alan habere göre açıklamada Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyondaki suçlamalar ‘saçma’ diye nitelenirken, “Türkiye’deki son bağımsız muhalif gazetelerden Cumhuriyet’in ‘saçma’ suçlamalarla hedef alınması, Türkiye hükümeti ve cumhurbaşkanının uyguladığı baskının ne kadar derinleştiğini gösteriyor” dendi.

‘Zalimce susturulmayan sadece birkaç muhalif ses kaldı’

Örgütün Türkiye direktörü Emma Sinclair Webb ise, “Darbe girişiminden bu yana 160’tan fazla yayın kuruluşu kapatıldı. Zalimce susturulmayan sadece birkaç muhalif ses kaldı” diye konuştu.

Son yayımlanan kanun hükmünde kararnameyle (KHK) 15 basın kuruluşunun kapatıldığına dikkat çeken Webb, “Seçilmiş belediye başkanlarını tutuklamak ve bağımsız medyaya yapılan saldırılar, Türkiye’nin siyasi liderlerinin demokrasinin en temel ilkelerini bile sayıp saymadığını ciddi şekilde sorgulamaya neden oluyor” dedi.

‘Kürt seçmenlere siyasi temsilcileri seçme hakkı tanımamak’

Kışanak ve Anlı’nın ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklanmasını ‘binlerce Kürt seçmenin kendi yerel siyasi temsilcilerini seçme hakkını tanımamak’ diye niteleyen Webb, şöyle devam etti: “HRW olarak, Türkiye’de terör bağlantılı soruşturma ve davaların rutin olarak keyfi şekilde, somut kanıt olmadan ve yargı sürecine uymadan yapıldığını defalarca kez ispatladık. Demokratik yollarla, seçimle iş başına gelmiş olan yerel yönetimlerin, kanıt olmaksızın bu kanunlara tabi tutulması, binlerce seçmenin oy hakkını elinden almak olduğu gibi aynı zamanda seçilmiş yöneticileri de haksız şekilde cezalandırmak anlamına geliyor.”

HWR’nin açıklamasında Türkiye’nin Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (OSCE) üyesi olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de dahil olmak üzere bazı insan hakları sözleşmelerine taraf olduğunu hatırlatılırken, OHAL kapsamında atılan adımların insan haklarına saygı duyulmasına dair iyi niyet göstergesi olmadığı kaydedildi: “Türkiye’deki adımlar, ifade özgürlüğü, yargıya erişim ve güvenlik de dahil olmak üzere, birçok insan hakları güvencesini açık şekile ihlal ediyor.”

AP Türkiye Raportörü Piri’den tepki: Türkiye 20 yıl geriye götürülmek isteniyor

ABD’den ‘Cumhuriyet operasyonu’ tepkisi: Medyaya giderek artan resmi bir baskı

Le Monde’dan başyazı: Erdoğan yanlış hesap yapıyor

Avrupa Konseyi’nden Cumhuriyet’e ‘basın özgürlüğü’ ödülü

AP başkanı: Cumhuriyet operasyonuyla kırmızı çizgi aşıldı