İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bugün yayınlanan 2022 Dünya Raporu’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümetinin Türkiye’nin insan hakları sicilini ‘onlarca yıl geriye götürdüğünü’ ve uluslararası insanları hukukunu ‘açıkça hiçe saydığını’ belirtti.

HRW’nin açıklamasında Türkiye’nin 2021 yılında, İstanbul Sözleşmesi olarak da bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden çekilen ilk ülke olduğu, AİHM kararına rağmen iş insanı Osman Kavala’yı serbest bırakmayı reddetmesi üzerine, Avrupa Konseyi’nin yaptırım sürecini başlattığı hatırlatıldı. Avrupa Konseyi tarihinde böyle bir yaptırım süreciyle karşı karşıya kalan ikinci ülkenin Türkiye olduğunun altı çizildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, raporla ilgili şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz yıl Türkiye’yi uluslararası insan hakları hukukunun sunduğu çerçevenin dışına çıkaranbir rota izledi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, kadın hakları ve aile içi şiddetle mücadele çabalarında önemli bir gerileme anlamına geliyor; Osman Kavala’nın keyfi ve hukuka aykırı tutukluluk haline son vererek onu serbest bırakmaktansa, Avrupa Konseyi tarafından yaptırıma tabi tutulmayı tercih etmek ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne itaatsizliğin açık bir göstergesidir.”
‘Cezasızlık kültürü hüküm sürüyor’
Raporda, Türkiye’de medya, insan hakları savunucuları, LGBTİ+ topluluğu, Kürt siyasal aktivistler ve hükümetçe muhalif olarak algılanan diğer kişiler açısından ‘kısıtlayıcı bir ortamın hüküm sürdüğü’ kaydedildi.
Tutuklu HDP’li milletvekilleri hatırlatılarak şöyle devam edildi: “Mecliste yer alan, muhalif HDP’nin önde gelen eski siyasetçileri beş yıldan beri tutuklu olarak cezaevinde bulunuyorlar, partinin tamamı hakkında ise Anayasa Mahkemesi’nde açılmış bir kapatma davası var. Mahkemeler üzerinde tesis edilmiş siyasi kontrol, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin uğradığı derin erozyonunun merkezinde yer alıyor. Kolluk güçlerinin faili olduğu hak ihlali ve zorla kaybetme vakalarında, hala bir cezasızlık kültürü hüküm sürüyor.”
Türkiye’nin diğer ülkelerden gelen sığınmacılara ilaveten, ülkedeki tahminen 3,7 milyon Suriyeli sığınmacıyla beraber hala dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğu belirtilen raporda “Türkiye, 2021’de İran ile doğu sınırı boyunca bir duvar inşa etmeyi sürdürdü ve sınırı geçmeye çalışırken yakalanan Afganistanlı ve başka ülkelerden sığınmacıları, sorgusuz sualsiz geri itti” ifadeleri kullanıldı.