Hilal Kaplan: Aydın Engin'in tutuklu yargılanması davayı sulandıracaktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kritik bir FETÖ soruşturmasını, gider FETÖ’den yargılanan bir savcıya verirseniz, bunun haber olması için başkasını suçlamanıza hiç gerek yok. Siz Başsavcılık olarak kendiniz ‘köpeği ısırmış’ bulunuyorsunuz zaten.

Başsavcılık, Savcı İnam’ın FETÖ’cü olmadığına inanıyor olabilir. Hukuken yaptıkları uygun da olabilir. Ama FETÖ ile mücadele ülkenin en önemli gündemiyken, FETÖ kapsamındaki bir davanın sanığı olan savcıyı da bir zahmet başka bir FETÖ soruşturmasında görevlendirmeyiniz…

Bu itirazıma, defalarca OdaTV tarafından hedef gösterilmiş ve daha iki gün önce, Cumhuriyet Gazetesi Vakfı’na operasyonun neden desteklenmesi gerektiğini kâleme almış bir yazar olduğumu da ekleyeyim.

Son bir not: Cumhuriyet Gazetesi Vakfı’na dair hukukî işlemin bir an önce yapılması ve FETÖ ile işbirliği olmadığından emin olunan, vakıfta emeği bulunan birine devredilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Neticede dava, hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş’un dediği gibi gazeteye değil, vakfa açılmış ise ve üstelik organik bağlarının kanıtlanması kolay olan esas sorumlular Can Dündar ve Akın Atalay’ın yurtdışına kaçmasına göz yumulduğu intıbaı oluşmuş ise, Aydın Engin’den karikatürist Musa Kart’a kadar pek çok Cumhuriyet çalışanının şayet haklarında somut delil yoksa tutuklu yargılanması davayı sulandıracaktır.

Hilal Kaplan’ın yazısı