Bölge ülkelerine, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Suudi Arabistan’a da Yemen karşıtı saldırılara katılmama çağrısı yapan Husilerin hedefinde bölgedeki ABD ve İngiliz üsleri var artık.
Tam da bu sebeple bir kere daha bölgesel bir savaş ihtimali gündeme gelmeye başladı. Husiler ve gelişmeleri izleyen bölge ülkeleri ABD saldırılarının bölge ülkelerindeki ABD üslerinden yapılıp yapılmadığını anlamaya çalışıyor. Ki, ABD’nin Yemen çevresindeki bütün ülkelerde küçüklü büyüklü üsleri, bu ülkelerin üslerini kullanmayı öngören anlaşmaları var.
Mevcut duruma bakılırsa; ABD’nin saldırılarında üs olarak kullandığı bölge ülkesi, Ensarullah’ın yeni hedefi olabilir. Ayrıca bölgedeki ABD ve İngiliz üslerinin örgüt tarafından meşru hedef sayılması, gerilimi iyice tırmandırabilir.
Bölgede bütün bunlar olurken Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırdı. Uluslararası güçlerin devreye girmemesi halinde mevcut gerilimin yükselmesi oldukça muhtemel.
Ensarullah hareketinin Suudi Arabistan ile pazarlıklar aşamasında ellerini güçlendirmek istediği açık.
Şunu da belirtmek gerekiyor ki, Ensarullah dahil bölgedeki İran destekli silahlı hareketler büyük ölçüde İran’ın bölgesel politikalarına paralel hareket ediyor. Ancak bu hareketlerin kendi ajandaları olduğunu ve bulundukları ülkelerdeki ekonomik-siyasi-askeri süreçleri göz önüne alarak hareket ettiklerini unutmamak gerekiyor.
Velhasıl Yemen Ensarullah hareketinin Kızıldeniz sahillerini kontrol etme girişimi ve ABD öncülüğündeki koalisyon saldırısı 7 Ekim’de başlayan sürecin yeni eşiklerinden biri olacak. Tansiyonun daha da yükselmesi ve Gazze’deki savaşın bölgenin bir kısmına sıçraması muhtemel.