Hediye Levent: Erdoğan, 'Sayın Esed' dedi, Suriye'nin kuzeyi kaynamaya başladı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ankara’dan Şam ile normalleşme niyeti beyan eden açıklamalar yapıldı, Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye Devlet Başkanı Esad’dan “Sayın Esad” diye bahsetti ve Suriye’nin kuzeyi bir kez daha kaynamaya başladı.

Peki bu gruplar neden öfkeli?

Sebep yine basit: Beka kaygısı.

Ankara ile Şam ilişkileri normalleşirse Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplara ne olacağı belirsiz. Bu konuda Şam ısrarla bu grupları terör örgütü saydığını, muhatap almayacağını ve müzakere masasına oturmayacağını söylüyor.

Eski adıyla ÖSO, yeni adıyla Milli Ordu da Ankara’nın Şam ile yakınlaşması halinde Suriye’nin kuzeyinden tamamen çekilmesi ve kendilerini Rusya ile Şam’ın insafına terk etmesinden korkuyor.

Her ne kadar Şam bu gruplara ilişkin terör örgütü tanımının dışında açıklama yapmamış olsa da bu grupları büyük ölçüde Türkiye’nin sorunu olarak görüyor.

Çünkü olası bir normalleşme süreci için Şam’ın iki şartından biri Türkiye’nin bu gruplara verdiği desteği kesmesi, ikinci şartı da Suriye’nin kuzeyinden tamamen çekilmesi.

Yine olası bir normalleşme sürecinde Şam af çıkarıp bu gruplarla uzlaşmayı kabul etse bile Suriye’deki yaşam standartları, ekonomik kriz gibi şartlar göz önüne alındığında bu silahlı grupların mensuplarının Türkiye’de yaşamayı tercih edeceği açık. Zaten bir kısmının ailesi Türkiye’de yaşıyor ve Türkiye’de iş yapanlar da var aralarında.

Yani Şam’a göre, Türkiye ile normalleşme süreci başlarsa bu silahlı gruplar her halükarda Türkiye sınırına yığılacak ve Türkiye’ye geçmeye çalışacak. Bu nedenle Şam, bu gruplarla ilgili sorunun çözülmesi konusunda çok aceleci değil.

Aslında Şam bu grupları Türkiye’nin sorunu olarak görmekte çok da haksız değil. Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz varken bu silahlı grupların maaşlarından yiyeceklerine ve yakıtlarına kadar her şeylerinin Türkiye tarafından karşılandığını, miktarı belirsiz bütçelerin akıtıldığını biliyoruz, Suriye’nin kuzeyine.

Diğer taraftan Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin desteklediği silahlı grupların bünyesindeki on binlerce adamın bir şekilde nemalandığı, dahil olduğu kaçakçılık hatları başta olmak üzere çeşitli yollardan akan, o bölgeye göre ciddi miktarlarda para dönüyor. Ayrıca ayaklanma öncesinde toplumsal statüsü olmayan, toplum içinde sözü geçmeyen kişilerin ellerindeki silahlar, altlarındaki arabalar ve emirlerindeki silahlı adamlar sayesinde edindiği güç var.

Velhasıl Ankara ile Şam arasında ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde adımlar atılırsa Suriye’nin kuzeyindeki grupların huzursuzluğu daha da artacak. 

Hediye Levent’in yazısı