Sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen eski Mardin büyükşehir belediye eş başkanı DBP’li Ahmet Türk, HDP liderleri ve sivil kurumların savaşı durdurma gücü olmadığını, 7 Haziran seçimlerinin ardından gerçekleşen PKK saldırılarının Kürtler açısından hata olduğunu söyledi.

Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Türk, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, tahliye edilmesi gerektiği yönündeki açıklamasına şaşırdığını söyledi.
Böyle bir şey beklemediğini aktaran Türk, tahliye olduktan sonra Bahçeli’yle telefonda kısa bir görüşme yapıp teşekkür ettiğini anlattı.
Bahçeli, Türk’ün serbest bırakılması gerektiğini söylemiş, Türk de tahliye olduktan sonra Bahçeli’yle telefonda görüşmüştü.
‘Polislerin bileti bile ayrılmıştı’
Tutuklandıktan sonra Mardin Cezaevi’ne gitmeyi beklerken mahkeme salonundan havalimanına götürüldüğünü anlatan Türk, “Silivri’ye geçtik. Yani mahkeme kararı daha açıklanmadan benim ve benimle birlikte gelecek polislerin bileti ayrılmış, cezaevi belirlenmiş. Bu da bu tutuklamanın siyasi bir karar olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
‘Güvenlikçi politikalar nereye kadar gidecek?’
Daha önce de ilki 1980’de olmak üzere defalarca cezaevine girdiğinden bahseden Türk, ilk tutuklamadan bu yana fazla bir şey değişmediğini ve Kürtleri kazanmaya, taleplerini dinlemeye yönelik bir anlayış olmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüştüklerini hatırlatıp “Bu sorunun çözümü konusunda gerçekten samimi umutlar besledik” diyen Türk, şunları söyledi: “Ama 7 Haziran’da istenen sonuç ortaya çıkmayınca tam tersi bir politika izlenmeye başlandı ve bugün maalesef daha sıkıntılı bir sürece girdik. Bakıyorsunuz kayyımın atandığı belediyelere karakollardakinden daha yüksek duvarlar yapılmış. İnsanlar rahat gidip gelemiyor.”
‘7 Haziran sonrası hemen eylem dönemine geçilmesi hataydı’
Türk, “7 Haziran’da HDP yüzde 13 oy aldı ve Meclis’e 80 milletvekiliyle girdi. Ama ardından PKK çatışma ortamını başlattı. Kürt siyasetçiler, bu eylemlere yeterince yüksek sesle karşı çıkmadıkları için eleştiriliyor…” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bana kalsaydı buna dair ipuçları tamamen ortaya çıkıncaya kadar sabırla beklerdim. 7 Haziran sonrasında hemen bir eylem dönemine geçilmesi, bence Kürtler açısından bir hataydı. Diplomasi eksik yürütüldü. Ben olsam ‘Biz hâlâ eski yerimizde duruyoruz. Barış için sonuna kadar direneceğiz, inat edeceğiz, süreci bozmayız’ gibi mesajlarla çıkardım ortaya” diye konuştu.
Silahlı mücadelenin Kürt hareketine siyaset zemini yokken ortaya çıktığını belirten Türk, ‘ne HDP liderlerinin ne de sivil kurumların savaşı durdurmaya ya da kararlar almaya yönelik bir gücü, yetkisi ya da iradesinin olmadığını’ söyledi.
‘Cizre’ye ambulans sokmayan komutan FETÖ’den tutuklu’

Hendekler kazılırken 200 metre ötede duran polislerin müdahalede bulunmadığını anlatan Türk, “Acaba barış sürecinin sona ermesi için birileri tuzak mı kurdu?” sorusunun akla geldiğini kaydetti.
Cizre’ye ambulansları göndermek için dönemin içişleri bakanının (Efkan Ala) samimi olarak çaba sarf ettiğini aktaran Türk, “Buna rağmen o ambulansların o sokağa girmesine izin verilmedi. Bakıyoruz, o işin başında olan ordu komutanı ‘FETÖ’den dolayı bugün zindanda” dedi.
Tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Cizre ve Sur’da operasyonu yürüten komutanların ‘darbeci’ oldukları gerekçesiyle tutuklandığını söylemişti.
Türk, “‘Hükümete karşı operasyon yürütülmüş olabilir’ mi demek istiyorsunuz?” sorusuna da “Evet olabilir. Bütün bunları düşündüğümüzde, birilerinin bu süreçlerin barışa evrilmesini engelleyecek roller oynadığını görüyoruz” diye yanıt verdi.
‘Tekçi anlayış Türkiye’ye yarar sağlamaz’
Referandum sürecinde ‘Evet’ diyenleri ‘vatansever’, ‘Hayır’ diyenleri ‘vatan haini’ olarak adlandıran bir politikanın yürütülmemesi gerektiğini anlatan Türk, ‘tekçi anlayış’ın Türkiye’ye yarar sağlamayacağını belirtti.
Türk, doğu ve güneydoğu illerinde referandum boykotu beklemediğini de söyledi.
Ne olmuştu?
74 yaşındaki Türk, 21 Kasım’da evinde polislerce gözaltına alınmış, 24 Kasım’da da ‘örgüt üyeliği’nden tutuklanarak İstanbul’daki Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.
Kalp pili taşıyan Türk’ün aylık rutin kontrollerinin dahi yapılmadığını belirten avukatı Erdal Kuzu şunları söylemişti: “Sağ gözünde katarakt oluşmuş. Doktor kataraktın ilerlediğini ve mutlaka ameliyat olması gerektiğini söylemiş. Olsa bile sonrasında hijyen koşulları gerekiyor. Ne yazık ki cezaevinde bu mümkün değil.”
Türk’ü iki kez ziyaret eden CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, cezaevi çıkışında “Ahmet Türk’ün sağlığı giderek daha kötüleşiyor. Acil ve adil bir karar alınmasını bekliyoruz” demişti.
Türk’ün Silivri’den Elazığ T Tipi Cezaevi’ne sevk edildiği açıklanmıştı.

Son olarak Türk’ün avukatı, müvekkilinin tahliye edilmesini sağlayacak sağlık raporunun ‘ortada olmadığını’ söylemişti.
Elazığ’da tutuklu bulunan Türk’ün hastaneye askerlerin kollarında götürüldüğü fotoğraf gündem yaratmış, sağlık sorunları yaşadığı bilinen Türk’e yapılan muamele hayli konuşulmuştu.
Valilik, hiçbir aşamada Türk’e kelepçe takılmadığını açıklamıştı.
Türk, 3 Şubat’ta tahliye edilmişti.