METE ÇUBUKÇU
Muhalefet partilerinin seçimi kaybetmelerinde ya da oylarının azalmasında farklı nedenler var. Tabii ki her partinin görevli organları bunları objektif biçimde değerlendirecek ya da değerlendirmeli.
Bu değerlendirmelerde varılan koşulların o partiyi getirdiği nokta ile rakiplerin taktikleri de ele alınacak muhakkak. Ancak asıl değerlendirme her şeye rağmen partilerin kendi hataları üzerinde yoğunlaşmalı. Yani gerçek bir özeleştiriden söz ediyoruz.
Hem başarı hem başarısızlık
HDP için barajı bir kez daha aşmak başarı ama 2.5 puan kaybetmek görece bir başarısızlık. Görece diyorum çünkü bakıldığı yere göre değişicek bu. Çünkü HDP’nin bu koşullarda barajı aşmasının bile önemli olduğunu söyleyenler kadar, hedefleri açısından önceki seçimin geriye düşüp düşmediğini tartışanlar var.
Bu cümleden devam edesek: HDP’nin parti olarak ve de kamuoyu yoklamalarının yanıltıcı tahminleriyle birlikte, ‘Baraj sorunumuz yok’ havası partiyi ve seçmeni bir önceki seçime göre rehavete sürükledi. Oysa baraj kılpayı geçilebildi.
7 Haziran’a farklı bir özgüvenle giren HDP, PKK’nın eylemleri ve ortaya çıkan çatışma ortamından olumsuz etkilendi. Doğu ve Güneydoğu illerinde yüzde 7 ile yüzde 15 arasında oy kaybeden HDP’ye oy vermeyen 1 milyona yakın seçmenin çatışma ortamından duyduğu rahatsızlık ortada.
PKK yeni dönemi okuyamadı
7 Haziran öncesi ‘Türkiye partisi’ söylemiyle toplumun çok daha geniş bir kesimine kendisini benimseten HDP çatışmalı dönemde zor durumda kaldı. Yüzde 13’lük bir destek HDP’ye parlamenter sistem içinde yapılacak siyaset için verilmişti. Ne var ki bu mesaj PKK tarafından algılanmamış gibi. HDP iki cepheli bir sıkıştırmayla karşı karşıya kaldı. Cephenin birinde PKK var.
AKP’nin çözüm masasını devirmesini benimsemeyen seçmen 7 Haziran’da HDP’ye döndü ama bu kez de PKK’nın eylemleriyle yönünü AKP’ye çevirdi. Yani seçmen iki tarafa da, hem hükümete hem HDP’ye, sürecin çatışmasız sürmesi istediğini söyledi. Yani seçmen ve aslında HDP de siyasette ısrarını dile getirirken PKK’nın yeni dönemi okuyamadığı görülmekte.
HDP çatışma ortamının altında kaldı
Kürt muhafazakar seçmenin bir kısmı geçen seçimde etnik vurguyu öne çıkarırken bu seçimde farklı korku ve saiklerle eski ayarına döndü. Evet Kürt kimliği hala önemliydi. Ama dini hassasiyet ya da ümmet vurgusu belli sayıda seçmen için ön plan çıktı. Bu seçmen sayısının da ne kadar olduğunu parti tespit etmeye çalışacaktır sanırım.
Sokağa çıkma yasağı uygulanan, hendek kazılan ilçelerde yaşananlar çevre illere olumsuz olarak yansıdı. Özellikle öz yönetim uygulaması ya da söylemi Kürt seçmen nezdinde destek görmedi. Özellikle orta sınıf ve dindar Kürtler bu duruma tepki gösterdi.
Bu ortam, yani çatışmalar belli çerçevede HDP’nin üstüne yıkıldı. HDP ise bu durumu batıda anlatmak isterken doğuda Kürt seçmenin karşı karşıya kaldığı sorunları duyurmak için çabaladı, enerjisini bir anlamda seçime harcayamadı.
Batıda HDP’yi destekleyen seçmenin bir kısmı ise emanet oyunu geri aldı. Bunun büyük bir oran olduğu düşünülmemeli ama yine de önemliydi
Ankara katliamı haklı olarak partinin dengesini bozdu. Kolay bir durum değildi. Bu havada şenlikli bir seçim olamazdı. Mitingeler can güvenliği olmadığı gerekçesiyle iptal edildi. Partililer seçim mitinglerinde değil cenaze ve taziyelerde yer almak durumunda kaldı.
HDP bu süreçte kendini yeterli kadar anlatamadı. Medyada neredeyse hiç yer bulamadı. Medya zaman zaman 90’ların ayarı ve diline geri döndü.
Parti seçim sürecinde taktik hatalar yaptı. Kendi inisiyatifi dışında sürüklendi ve bu sürüklenmeyi kendi yönlendiremedi.
7 Haziran’ı unutmamalı
Neticede HDP’nin barajı aşması ve mecliste olması sadece kendileri açısından değil Türkiye, iktidar ve bundan sonraki süreç açısından çok önemli. Mecliste olmayan bir HDP Türkiye için büyük bir kayıp olacaktı. Ama zaman her yönüyle 7 Haziran ve 1 Kasım’ı masaya yatırma zamanı. HDP mücadele zemini olarak meclisi daha etkin kullanmalı ve en önemlisi PKK’ya sınırlarını net olarak belirtmeli.
1 Kasım’da kaçan 1 milyon oyun 7 Haziran’da HDP’ye yasal siyasete anahtar ve etkin bir rol oynaması için verildiğini unutmamak gerekiyor.