Hayri Kozanoğlu: Kur riskini üstlenmenin maliyeti sade yurttaşlara yıkılıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Para politikalarıyla faizleri daha da düşürüp, ekonomiyi canlandırma hülyası sona erdi. Şimdi de maliye politikalarıyla, yani kur riskini üstlenmenin maliyetini bütçe kanalıyla yine biz sade yurttaşlara yıkarak yeni bir deneye girişiliyor. Tüm bu göstergeler dövizdeki kanamaya tampon yapılsa bile, Türkiye ekonomisinin bünyesindeki bozuklukların düzelmek bir yana, sorunların ağırlaştığını, 2022 yılına girerken kriz ortamının atlatılamadığını net biçimde gösteriyor.

Eylül ayında 8,28 olan dolar kurunun aralık ayında 18,28’e sıçratıldıktan sonra 11 lira seviyesine düşürülmesi bir başarı öyküsü olarak sunuluyor.

Çalkantılı hafta artan döviz talebinin önünü kesmek için Erdoğan tarafından Türk Lirası cinsinden mevduata kur farkı ödeneceğini açıklamasıyla başladı. Hafta boyunca hemen her gün ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ ile ilgili yeni bir ayrıntılar ortaya çıktı. Ancak kafa karışlıkları giderilmedi. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 10 maddede ‘Kur korumalı TL vadeli mevduat’ ile ilgili soru işaretlerine mercek tuttu.

Hayri Kozanoğlu’nun yazısı