Tam da enflasyonun zirve yaptığı, döviz sepetinin rekor kırdığı günde RTE ekonomiden sürekli iyi haberler geldiğini iddia etmiş. “Merkez Bankası’ndaki rezervimiz 117 milyar dolar seviyesine çıkmış bulunuyor. En kısa sürede 135 milyar doların üzerine çıkaracağız” demiş.
Ne var ki, bu rezervlerin net, yani kullanılabilir kısmının 33.9 milyar olduğunu herhalde bilmiyor. Döviz kurunun sıçradığı, cari açığın yüksek seyrettiği bir konjonktürde rezervlerinizi artırmaya kalkar, yani döviz alımına geçerseniz bunun kuru hoplatacağını, krize davet çıkarmak anlamına geleceğini, umarız birileri kendisine söyleyecek cesareti bulur.
Ayrıca, “İstihdamda 29 milyona yaklaştık. Gençlerimiz ve kadınlarımız arasında çok daha hızlı şekilde gözlenen istihdama katılım sebebinin yüksekliği sebebiyle henüz tek haneli rakamlara ulaşamadı” buyurmuş.
Söylediklerinin meali; eğer kadınlar ve gençler iş aramasalar, işsizlik sıfır olacaktı. Bilindiği gibi yüksek büyüme iddialarına karşın, TUİK’in son açıkladığı işsizlik oranı %10.7; yani istihdamsız bir büyüme söz konusu. Ayrıca çalışacak yaştaki her 100 kadının sadece 34’ü işgücü piyasasına çıkıyor. Bir de örneğin, Çin gibi kadınların işgücüne katılma oranı %63, ya da İsviçre gibi %64 düzeyinde seyretseydi, halimiz ne olurdu?