Referandumda ‘Hayır’ kanadında yer alan Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, MHP’li muhalif isim Meral Akşener’le görüşeceğini doğrulayarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu değerlendireceklerini söyledi.

Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde yaptığı basın toplantısında, Meral Akşener’le görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: “Sayın Akşener ile ben görüştüm birkaç kere. Yarın ümit ediyorum ki bir ziyareti olacak yani dostane bir ziyaret. Elbette Türkiye’nin şu andaki içinde bulunduğu şartları, gelişmeleri birlikte mütalaa etme imkanımız doğmuş olacak.”
Referandumun sonuçlarını da değerlendiren SP lideri, “Belli bir süre içinde yüksek hakimler kurulunun değişmesi sağlanacak. Böylece ne olduğunu kestiremediğimiz bir döneme gireceğiz. Biz baştan beri partili cumhurbaşkanlığı prensibine kökten karşı olmadığımız konusunda bir takım fikirler ifade etmiştik. Ancak zaman içinde gördük ki bu toplumda bir endişeye sebep oldu” dedi.
‘Ülke ortadan bölündü’
Türkiye’nin bu ülkede yaşayan insanların tamamını kucaklayacak bir makama ihtiyacı olduğunu savunan Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Ülkenin sıkıntıya düştüğü dönemde, herkesin ‘beni de kucaklayacak birisi var’ diye düşünmesi icap eder. Referandum bize şunu gösterdi ki, ülke ortadan bölündü. Yüzde 51 buçuk gibi bir kesim anayasa değişikliğini onayladı. Ama yüzde 48 buçukluk bir kesim onaylamadı. Yani toplumun bütününde kabul görmüş bir metin yok ortada. Hatta toplumun ‘Evet’ diyen kesimi ile görüşüldüğü zaman da o kesimin içinde en az yüzde 30’a kadar yükselen bir kesim, ‘Sayın Erdoğan için ‘Evet’ diyorum’ dedi. Sadece bir şahsa bağlı olarak anayasalar tanzim edilemez. Geçmişte fiziki olarak cumhurbaşkanımız sanki AK Parti’nin başında gibi davranmadı mı?”
‘Herhangi bir değişiklik olacak mı?’
Anayasa değişikliğinin politikalarda bir dönüşüme neden olmayacağını belirten SP lideri, şunları söyledi: “AK Partililer, sayın Başbakan dahil olmak üzere Bakanlar Kurulu tamamen Sayın Cumhurbaşkanın ifadelerini bir emir gibi telakki etti. Bugüne kadar uygulanan politikaların hiçbirisinde bir değişiklik olmayacak. İktidar partisi eğer böyle bir değişikliği gerekli görmüş olsaydı, bu değişikliği yapacak güce sahipti. O halde Cumhurbaşkanlığının değişmesiyle eğer politikalar değişmezse, yani ekonomik politikalar bugün olduğu gibi devam ederse, dış politika bugün olduğu gibi yürütülürse, terörle mücadele veya 15 Temmuz kalkışmasından sonra önemli bir yer işgal eden Fethullahcı örgütle mücadelede herhangi bir değişiklik olacak mı? İşçi açlık sınırından kurtulup en azından yoksulluk sınırını yakalayacak bir ücrete kavuşacak mı?”
‘Gül’ün adaylığı ‘doğmamış çocuğa don biçmek”
Karamollaoğlu, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın bir televizyon programında Abdullah Gül’ün ‘Hayır’ kanadının adayı olabileceği yönündeki sözlerini ise şöyle değerlendirdi: “Bizde ‘Doğmamış çocuğa don biçilmez’ derler. Türkiye’de barışı ve huzuru sağlayacak, herkesi kucaklayacak, herksin ittifak ettiği bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin böyle bir atmosferde olmasını temenni ediyoruz. Sayın Abdullah Gül’ün, Sayın Deniz Baykal’ın geçmişte Türkiye’nin yönetim kadrolarında görev almış önemli şahsiyetler olduğunu düşünerek saygı duyuyorum. Ama her dediklerine de her noktada tamamdır dememiz mümkün değildir.”