Haydar Ergülen: Laik devlette dinsel kurallara göre yaşayamayız!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dillerinden Allah kelamı düşmeyen, Peygamber’i anmayı hiç ihmal etmeyen büyük bir kitlenin sözcüsü konumundaki gazeteci ve yazarların bu hayvan düşmanlığı nereden kaynaklanıyor peki?

Uyutalım da uyutalım, şeriatta mı var bu peki, kısasa kısas anlayışından mı kaynaklanıyor? Canını vermediklerinin canını alma şehveti! Sahiplendirme, kısırlaştırma, barınakların koşullarını düzeltme ve daha pek çok seçenek dururken, özellikle köpekleri hedefleyen uyutma, yani öldürme kampanyasının ardında köpeği “mekruh” sayan dinsel anlayış mı etkili?

Kusura bakmayın ama laik devlette dinsel kurallara göre yaşayamayız! İnsanın vicdanıyla arasındaki inanç olayını her yere taşıyamayız! Benim mensup olduğum kültürse ne hiyerarşi güder ne sıralama yapar, insan da, hayvan da, ağaç da “can”dır! Nasıl nehirler, dağlar, taşlar kutsalsa hayvanlar da azizdir! Yalnızca imgesi de güzel ceylanlar, turnalar, kuzular değil, ayılar da kurtlar da, koyunlar, keçiler, atlar, kediler, köpekler de!

Bir Azizler Kitabı yazacağım gelecek yıl, ayıdan başlayacağım ve uçardan kaçardan yüzerden cümle hayvanat olacak içinde, Üsküdar Musiki Cemiyeti gibi şakıyan kanarya da, Bakırköy Musiki Cemiyetini aratmayan bülbül de!

Şu dizeleriyse daha önce yazmıştım, günün “mânâ ve ehemmiyeti”ne uygun diye alıyorum buraya: “Hayvanlardan anladığım bir şey varsa / insanlardan hiçbir bok anlamadığımdır son zamanlarda!”

Haydar Ergülen’in yazısı