Silik ve sinik eğitim müfredatımızla… Medyatik kültürün yalandan milli, yalandan evrensel, yalandan insancıl söylemleriyle… Ve gündelik koşuşturmalarımız içinde…
Vatan duygumuzu bastırmaya; zihnimizdeki vatan kavramını geri planda tutmaya itildik durduk.
Bizi köşeye kıstırmak isteyenlerin de işine geldi bu durum.
Ama gün geliyor, okumuşlara özgü yalanların mumunu halk bir üfleyişte söndürüyor.
Hep diyorum ya…
En baştan öğrenme günlerindeyiz. Vatan kavramının kanlı, canlı, elle tutulur bir gerçeğe ve derin bir duyguya işaret ettiğini öğreniyoruz.
Askeri konvoyları durdurup Mehmetçiği alnından öpen, ceplerine azık koyan ve tekbirlerle uğurlayan analar… Hele Türkiye’ye mesajın var mı sorusuna hiç duraksamadan “Bu vatanı bölemezler” deyip tankın üzerindeki işine devam eden o asker…
Anlamak isteyene öğretecekleri çok dersler var.