Hasan Özhan Ünal: 'Konferans' formatının, özgürleştirici siyasal eylemi giderek evcilleştiren bir aygıta dönüşmesi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, Türkiye’deki muhalif entelektüellerin ve muhalefetin kökleşmiş bir refleksini bir kez daha görünür kıldı: Devlet baskısı seçici olarak arttığında, siyasal alan daraldığında ve toplumsal kriz derinleştiğinde, çözüm yine konforlu salonlarda kurulan kürsülerde, “demokratikleşme” ve “anayasa” tartışmalarında aranıyor.

Mesele, salondaki mikro hiyerarşileri eleştirmekle çözülebilecek boyutta değil. Karşı karşıya olduğumuz durum, “konferans” formatının, özgürleştirici siyasal eylemi giderek evcilleştiren ve onu denetlenebilir sınırlar içine çeken bir aygıta dönüşmesi. Steril ortamlarda, benzer politik pozisyonlara sahip “aktörlerin” birbirini onayladığı tartışmalar çoğu zaman gerçek bir siyasal karşılaşma üretmek yerine mevcut sınırları yeniden üretiyor.

Oysa özgürlük ve barış, devletin izin verdiği alanlarda üzerine konuşulan soyut idealler değil, sokakta, mahallede, işyerinde ve gündelik yaşamın içinde kurulan somut ilişkilerde tahayyül edilebiliyor.

Hasan Özhan Ünal’ın yazısı