Amerika’nın, Avrupa’nın önde gelen ciddi yayın organlarında hep aynı sorular yorum ve başyazılarda dolaşıyor şu günlerde.
Türkiye Batı’ya sırtını mı dönüyor?
Türkiye’nin dış politikasında eksen kayması mı?
Türkiye, Avrupa Birliği’yle ilişkilerinde yaşadığı hayal kırıklıkları nedeniyle İslam âlemine mi, Rusya’ya mı kayıyor?
Bütün bu sorulara ilişkin yorumlardaki bir nokta dikkatimi çekti.
Bu ortak nokta, ‘kaygı’ydı.
Hiçbirinde, “Aman ne iyi, ait olduğu yere gidiyor, zaten Türkiye ne zaman Batı’lı oldu ki!” gibisinden bir değerlendirme yoktu.
Tedirginlik ve kaygı doğal.
Çünkü Türkiye’nin Doğu’ya savrulması, Batı’nın çıkarlarına aykırıdır.
Ama bunun tersi de geçerlidir. Böyle bir savrulma Türkiye’nin de menfaatine değildir.
Peki, böyle bir ihtimal var mı? Yok!
Türkiye Doğu’ya savrulmuyor; Batı’ya sırtını dönmüyor, dönmez ama…
İşte bu ama üzerinde de durmak lazım.