Sovyet liderlerinin Watergate’e ve Nixon’ın 1974’teki istifasına akıl erdirememeleri şaşırtıcı değildi.
Çünkü hukuk devleti nedir bilmiyorlardı.
Hukukun üstünlüğü onlara yabancıydı.
Yargı bağımsızlığı nedir, anlamıyorlardı.
Çünkü onların kendi ‘dikta’ları vardı.
Kendi totaliter sistemlerinde yaşıyorlardı.
Kendi hukukları, kendi yargıları vardı.
Amerikan demokrasisi nedir, demokrasileri demokrasi yapan hukuk devleti nedir gibi sorular bulunmuyordu onların zihniyet dünyalarında…
Kremlin’dekilerin bu şaşkınlığı bana, kendi yargılarını kurmak için Ankara’da hukuku paspas edenlerin ya da ‘Erdoğan devleti’nin hızlı yükselişini çağrıştırdı.
Başbakanların artık mahkemelerde hesap vermeyeceklerini söyleyebilen, ‘özgürlükleri ahlaki formasyonla buluşturmak’tan söz edebilen Başbakan Davutoğlu’nu çağrıştırdı.