Seçim hesaplarıyla gerçekler, iktidar odaklarında bilinçli olarak birbirine karıştırılabilir. Yaşadık bunları. Bu durumun hayal kırıcı örneklerine yakın geçmişte, seçim dönemlerinde tanık olduk. Bu gerçeği hiç kuşkusuz İmralı da, Kandil de, HDP de biliyor. Bu yüzden, yoğurdu üfleyerek yedikleri söylenebilir.
Şunu yineliyorum. Bu temkinli tavır -ya da yoğurdu üfleyerek kaşıklamak- ne çözüm karşıtlığı, ne de barış düşmanlığıdır. Aksine gerçekçiliktir. Şu noktayı bir daha vurguluyorum: PKK’nın silah bırakması ve Kürt sorununun silahla bağını kopartıp barışçı çözüm rayına oturtulması, pek öyle, oldu da bitti maşallah havasında olabilecek bir iş değildir. Çünkü gerekli dikkat ve itina gösterilmezse, demin belirttiğim gibi, büyük hayal kırıklıkları yaşanabilir.
Daha kötüsü, bu hayal kırıklıklarından kaynaklanabilecek boşlukları yeniden kan ve gözyaşı doldurabilir. Bu kötü ihtimale işaret etmek, pişmiş aşa su katmak değil, meselenin çapraşıklığını, karmaşıklığını bir kez anımsatmaktır.