Rusya ve ABD nükleer diplomasinin altın kurallarını gayet iyi bilir. Karşı tarafa net ve güvenilir mesaj vermek hayatidir. Belli sınırların konulması gerekir ve karşı tarafın kafa karışıklığına uğramaması lazımdır. Bu sayede iki taraf da geri adım atmak zorunda kalmadan tehditler bir yere kadar tırmanır ve o noktada takılı kalır. Çünkü kimse kendisinin de sonunu getireceğinden emin olduğu bir savaşı başlatamaz.
Normalde savaş, diplomasi sayesinde elde edemediğinizi silah zoruyla elde etmek anlamına gelir. Ancak nükleer diplomasi, savaş yoluyla elde edemeyeceğinizi bildiğiniz bir şeyi, yani güvenliği, tehdit yoluyla elde etmeye çalışmaktır. Çünkü nükleer silah kullandığınızda ne sizin isteğiniz gerçekleşir ne de karşı tarafın.
Rusya’nın da nükleer doktrini oldukça açık. Buna göre, nükleer silahlar hayati bir tehdit durumunda devreye girer. Orası da Kiev değil Moskova’dır. Bu nedenle Rus yetkililer sürekli aynı noktaya atıf yapıyor. Ama uluslararası medya belki sırf haber köpürtmek için, belki de Rusya’yı kamu vicdanında daha da mahkûm etmek için bu sözleri abartılı biçimde gündeme taşıma gayreti gösteriyor. Ama iyi de etmiyor. Ortalığı bulandırmak, nükleer diplomasinin en tehlikeli oyunudur. Bulandırmamak lazım.
Hasan Basri Yalçın: Ortalığı bulandırmak, nükleer diplomasinin en tehlikeli oyunudur
Okura not
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.