Hakan Çınar: Ekonomide beklenti uyuşmazlığı, piyasayı kilitleyen en önem­li faktörlerden biri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yüksek enflasyonun getirdiği belirsizlik, fi­nansmana erişim koşullarını da zorlu hâle ge­tiriyor. Başta konut kredisi olmak üzere genel manada krediler, halen yatırım açısından ağır maliyet taşıyor. Bu da elbette insanları yatırım düşüncesinden uzaklaştırıyor. Hele ki orta ge­lirli ve krediye dayalı alım yapacak kesim için, yatırım ihtiyacı ertelenmiş durumda. 

Gayrimenkulde uzun süredir devam eden fi­yat şişkinliği de henüz tam anlamıyla çözülme­di. Kasım ayı enflasyonu açıklanmış olsa da, sa­tıcılar fiyat düşürmek istemiyor, alıcılar mevcut fiyatların sürdürülebilir olduğuna inanmıyor, bu nedenle pazarlık süreçleri sonuçsuz kalıyor. Ekonomide beklenti uyuşmazlığı olarak tanım­ladığımız bu durum piyasayı kilitleyen en önem­li faktörlerden biri. 

Bü­yüme, ağırlıklı olarak hizmetler ve bazı sanayi kolları tarafından taşınırken, geniş halk kesim­lerinin gelirini doğrudan etkileyen tarım gibi alanlardaki küçülme, alım gücünün reel olarak zayıflamasına yol açıyor. Reel gelir eridikçe tü­ketim davranışı temkinleşiyor; kredi koşulları sıkılaştıkça yatırım kararları erteleniyor.

So­nuç olarak makro veriler büyümeyi işaret eder­ken, piyasa gerçeği perakendeden gayrimen­kule, yatırım talebinden hanehalkı tüketimine kadar durgunluğun daha belirgin yaşandığı bir tabloya dönüşüyor.

Hakan Çınar’ın yazısı