Güven Gürkan Öztan: Saatli bir bombanın üstünde oturuyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İnsanların yiyecek kuyruğunda birbirini itip kaktığı bir ülkede “yol, köprü yaptık” propagandasının hiçbir anlamı kalmamış demektir. Benzine gelen zamdan başı dönen yurttaşın cebinden bir de geçmediği yolun, köprünün parasını alan; kaşıkla verdiğini kepçeyle geri isteyen, krize karşı hiçbir etkisi olmayan vergi indirimleri dışında bir hamle yapamayan iktidarın toplum nezdindeki karşılığı “Bundan daha kötüsü ne olabilir”e dönüşüyor. İktidarın siyasi faturasının kabarıyor, ama o faturanın ödetilme tarihi yine iktidarın insafına bırakılıyor.

Bugün saatli bir bombanın üzerinde oturuyoruz. Tanık olduğumuz yoksunluk ve yoksulluk hali yeni toplumsal krizler üretmeye aday. Sosyal çürüme öfkeyi en zayıf gördüğüne yöneltme, sadece kendi refahına odaklanma gibi örnekler üzerinden kendini belli ediyor. Muhalif kurumsal siyasetin “kul hakkı” retoriğiyle kurmak istediği baraj, toplumsal kriz dalgasının önünü kesecek durumda değil. Muhalefetin “beşli çete” ile hesaplaşma vaadinin ötesine geçecek bir söyleme, bireysel kurtuluş çabalarını kolektif bir seferberliğe sevk edecek bir ekonomi politiğe ihtiyacı var. Bu çizgi, uzun yıllar boyunca AKP’ye akıl hocalığı yapmış, şimdi de muhalefetin etrafında dolaşmayı alışkanlık haline getirmiş malum şahısların tavsiyeleriyle oluşturulamaz.

Güven Gürkan Öztan’ın yazısı