Mafya yöntemleri nicedir gündelik yaşamımızın bir parçası. Bakanından mafya liderine ülkücü çetelerden kundakçı, tekmeci, linç-severlere uzanan bir tehdit silsilesine maruz kalıyoruz.
Kabadayılığın ‘dik duruş’, öfkenin ‘hitabet sanatı’, tehdidin ‘terbiye şartı’ sayıldığı memlekette ne Selin Sayek’e Böke’ye yapılan suikast tehdidi ne CHP’li vekillere gözdağı ne de Demirtaş’a yüksek perdeden edilen hakaret tesadüf.
Failler, kulaklarının çekilir gibi yapılıp akabinde sırtlarının sıvazlanacağından eminler. Devletin tepesinin kendileri ile aynı hislere sahip olduklarına inanmışlar bir kere. İlk celsede ellerini kollarını sallayarak mahkeme salonundan çıkacaklarını da biliyorlar. Şayet salıverilmelerine güçlü bir itiraz gelmezse sokaklarda ‘devlet için’, ‘millet için’, ‘reis için’, ‘din için’ dehşet saçmaya devam edecekler. Birileri de onları kahraman ilân edecek.