Güven Gürkan Öztan: 'Hayır'ı dalga dalga örgütlemek aynı zamanda cesaretin toplumsallaşması demektir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Yaşam tarzına müdahale ya da kuvvetler ayrılığı gibi başlıkların kararlı Evetçileri Hayır’a ikna etmek bağlamında zerre kadar önemi yoktur. Henüz kararını vermemiş olan ama sağ yelpazede yer alan seçmenin de özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti üzerinden ikna edilmesi ise zordur. Onları Hayır’a yöneltecek gerçek, tek adam rejiminin Türkiye’nin önünü açmadığı bilakis devleti keyfiyete ve istikrarsızlığa sürüklediğidir.

Hayır’ı dalga dalga örgütlemek aynı zamanda cesaretin toplumsallaşması demektir. Kolektif cesaret, önümüzdeki iki ayda çoktandır umutsuzluğa sürüklenmiş kitleleri bir gündem ve yol haritası çerçevesinde harekete geçirmenin adıdır. Hayır, kamusal alanda dinci-otoriter baskıya maruz kalan kadınları, demokratik tutumu nedeniyle işinden olanları, grevi yasaklananları, çocuğunun geleceğinden kaygı duyanları bir araya getirmenin çağrısıdır. Hayır asla statükoculukla özdeşleştirilemez. Aksine iktidarın değişim olarak sunduğu şey kendi yarattığı statükonun yasallaşmasından ibarettir. Statükocu değil devrimci, savunmacı değil aksiyoner bir pozisyon, bizim Hayır’ımızın başlangıç noktasıdır.

Güven Gürkan Öztan’ın yazısı