İçi çürüyen bir ağacı ne kadar süslerseniz süsleyin onu baharda yeşertemezsiniz. Türkiye’deki mevcut iktidar da uzun bir müddettir içten içe çürüyor. Güç gösterileri, şaşaalı törenler ve daha nicesi, çoktan defnedilmesi gereken bir ölüyü diriltme seanslarının ötesine geçemiyor.
İktidarın dümen suyuna giderek ün ve servet sahibi olan zevatın bir bölümü bu gerçeğin farkında. Saray rejiminin tıkandığını, işlerin sarpa sardığını artık açıkça dile getiriyorlar.
Taraf değiştirenler artıyor, şimdilik “yerinde” duranlar ise yeni formüller arayışında. Kimi Çankaya’ya dönmüş “tarafsız cumhurbaşkanı” istiyor, kimi yarı başkanlık lafları ederek yumuşak geçiş öngörüyor. Ortak noktaları, başlaması muhtemel “yeni” dönem için şimdiden siyasi yatırım yapmak istemeleri. Şayet iktidar el değiştirirse “biz söylemiştik” diyerek konforlu koltuklarını güvence altına alabileceklerini düşünüyorlar.