Gürkan Akgüneş: İklim krizi hızla soframıza yansıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Aşırı sıcaklar sadece insanları öldürmüyor. Kentler yaşanmaz hale gelirken, kırsalda da ağır tahribatlar oluşuyor. Su kaynakları tükeniyor, toprak çölleşiyor, bizi besleyen ekosistem yok oluyor.

Çünkü önce termometrede hissettiğimiz iklim krizi hızla soframıza yansıyor.

Mesela bilim insanları, uzun süredir Akdeniz Havzası’nı bir “iklim değişikliğinin sıcak noktası” olarak tanımlıyor. Yani küresel ortalamadan daha hızlı ısınan, kuraklığı daha sert hisseden ve iklim değişikliğinin etkilerini daha erken yaşayacak bölgelerden biri. Türkiye de bu hattın tam ortasında bulunuyor.

Aslında Avrupa’nın tarım haritası şimdiden değişmeye başladı. Yüzyıllardır zeytinin, üzümün, domatesin ve turunçgillerin merkezi olan Akdeniz kuşağı, giderek daha büyük bir iklim baskısı altında kalırken, Kuzey Avrupa’nın bazı bölgeleri daha uzun büyüme sezonları nedeniyle yeni tarım alanlarına dönüşüyor. Başka bir ifadeyle, Avrupa’nın tarımsal merkezi yavaş yavaş kuzeye kayıyor.

Sorun yalnızca gündüz sıcaklıkları değil. Bitkiler de insanlar gibi geceleri dinleniyor. Tropik gecelerin artmasıyla birlikte bitkiler daha fazla enerji harcıyor, daha fazla su tüketiyor, daha az şeker depoluyor ve daha düşük aroma geliştiriyor.

Bu nedenle gelecekte karşılaşacağımız sorun yalnızca daha az gıda üretmek olmayabilir. Aynı zamanda daha tatsız, daha düşük kaliteli ve daha pahalı gıdalarla karşılaşabiliriz.

Gürkan Akgüneş’in yazısı