Avrupa Birliği (AB) Türkiye ile gümrük birliğinin genişletilmesi konusunda müzakerelere şu an için başlanmaması kararı alırken, tam üyelik müzakerelerinde ilerleme sağlanabilmesi için Türkiye’de temel bir değişim olması gerektiğini duyurdu.

Türkiye, AB ile arasında 1995’ten bu yana uygulanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın tarım ürünleri ve hizmet sektörünü kapsayacak biçimde genişletilmesini istiyor. Genişlemenin Türkiye’ye birçok avantaj sağlaması bekleniyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, geçen yıl Türkiye’deki siyasi gelişmeler nedeniyle gümrük birliğinin genişletilmesinin mümkün olmadığını dile getirmişti. Ancak AB’ye üye ülkeler arasında resmi ortak bir çizgi belirlenememişti.
Avusturya’nın müzakereyi bitirme talebine ret
Deutsche Welle’nin haberine göre AB dışişleri bakanlarının katıldığı AB Genel İşler Konseyi’nin salı akşamı Lüksemburg’da yapılan toplantısından sonra yapılan açıklamada gümrük birliğinin genişletilmesi için müzakerelere şu an için başlanmayacağı belirtildi. Bununla birlikte toplantıda Avusturya’nın Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakerelerine resmen son verilmesi yönündeki talebi ise çoğunluğun desteğini alamadı.
Açıklamada ayrıca Türkiye’nin ‘aday ülke’ statüsünün devam ettiği ancak müzakerelerin ‘durma noktasına’ geldiği hatırlatılırken Türkiye’de temel bir değişimin ardından bir ilerleme sağlanabileceğinin altı çizildi.
2016’dan beri müzakere fiilen askıda
Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakerelerine 2005 yılında resmen başlanmış, 2016 yılının aralık ayında müzakerelerde yeni başlık açılmaması kararı almıştı. Kasım 2017’de de Ankara’ya yapılan AB mali yardımlarında kesinti kararı alınmıştı.
Mülteci mutabakatının önemi vurgulandı
AB’nin üyelik müzakerelerini resmen askıya almamasına neden olarak mülteci krizi gösteriliyor. Nitekim, AB Genel İşler Konseyi’nin toplantısı sonrasında yapılan açıklamada Ankara’nın birçok alanda önemli bir ortak olmayı sürdürüceği vurgulanırken “Türkiye’nin Suriye’den gelen 3,5 milyondan fazla mülteciyi kabul etme ve barındırma konusunda gösterdiği çabalar takdir ediliyor” dendi. Mülteci mutabakatının sürdürülmesinin AB’nin temel öncelikleri arasında yer aldığı ve uygulamanın her iki tarafında da çıkarına olduğu belirtildi.
Türkiye ile AB arasında 2016 yılında imzalanan mülteci anlaşması, Yunan adalarına giden sığınmacıların, başvurularının kabul edilmemesi durumunda Türkiye’ye iadesini öngörüyor. Karşılığında da AB Türkiye’deki mülteciler için mali yardımda bulunmayı ve Suriyeli mültecileri yasal yollardan kabul etmeyi taahhüt ediyor.