Gülse Birsel: Ülkenin yarattığı depresyondan kurtulmanın yolları

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ülkemizde antidepresan kullanımı son dokuz yılda yüzde 160 arttı! Profesyonel yardım gerektiren psikolojik bozukluk oranına bakıldığında, doktorlar beşte bir gibi bir sayı veriyorlar. Bu ara en çok görülenlerse depresyon ve panik bozukluklar. Ülkenin son dönemdeki ‘aydınlık, ferah ve huzur dolu’ manzarasını da resme eklersek, keçiler hızla kaçıyor sevgili okuyucular! Genel olarak güçlü sayılabilecek, hayatını antidepresan ve psikolog desteği olmadan bugüne kadar sürdürmüş bir kişiyim… Ancak son aylarda ben bile karardım! Gelecekle ilgili ümitlerim azaldı. Ve  araştırıp, eşe dosta sorup soruşturup, öğrendiklerimi kendi tecrübelerimle birleştirip, hepimizi etkisi altına alan depresyondan çıkma yollarını listelemeye karar verdim… Spor yapmak iyi geliyormuş…  Meditasyona gönül vermiş dostlar, müthiş rahatlattığını, günde birkaç saat daha fazla uyumuş gibi olunduğunu anlattılar…  Sosyallik hepimizin ilaçlarından… Kendini meşgul tutmak faydalı diyorlar… Biraz kadere inanmak, “Allah bilir”, “Hayırlısı” demek, akışa bırakmak stresi azaltıyormuş. Mutluluk konulu araştırmaların ortak çıkarımlarından biri de bu… Müzik elle tutulamayan bir ruh ilacı…

Gülse Birsel’in yazısı