Gülse Birsel: Türkiye'de 'siyasetin pornografisi' yeşerdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Pornografi, herhangi bir konunun ‘Kaba, estetik ve zarafetten uzak, aşağılayıcı, ayrımcı, aşırı uçlarda, belaltı ve rahatsız edici’ şekilde konu edilmesiyse, birkaç aydır ülkede ‘siyasetin pornografisi’ni seyrediyor olabiliriz. Ve galiba Von Trier’ın yasaklanan filmi, bizim haber bültenlerinin yanında ‘Vak Vak Amca’nın Maceraları’ sayılabilir! …

… Ülkemiz icatlarıyla önde giden bir yer değildir. Ancak son üç aydır, bence ‘siyasetin pornografisi’ diyebileceğimiz bir kavram bu topraklarda, ne yazık ki hüdayinabit yeşerdi ve büyüyor! Siyaset bilimci değilim. Ama benim bildiğim kadarıyla yakın tarihte dünyada hiçbir yerde, siyasette bu kadar ayrımcı, belaltı, zarafetten uzak, rahatsız edici, aşağılayıcı bir dil ve yöntem kullanılmadı. Politik görüş, hayat tarzı, sivil toplum örgütü üyeliği, mezhep gibi toplumsal aidiyetlerin aşağılanmasının yanında; bireysel olarak siyasetçiler de lime lime edildi. İftiralardan özel hayatın kasetlerle ortalığa dökülmesine, hakaretlerden kalabalık yumruklu kavgalara ne görmedik ki? Kanun tanımazlık, muhtemel pis komplolar, hakaret, şantaj ve tehdit, ülke yönetimini istila etti. Medeni hal, mezhep gibi konuların bir aşağılama sıfatı olarak kullanılması da dahil, siyaset şimdiye dek görmediği her şeyi gördü!

Gülse Birsel’in yazısı