Gül'den 'dış mihrak' söylemine itiraz var

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı ve 17 Aralık operasyonları sonrasında sık sık sarıldığı ‘dış mihrak‘ söylemine açıkça itiraz etti. Gül, “Bunlar 3’üncü dünya söylemi… Yarayı açık bırakırsanız elbette sinekler üşüşür. Önemli olan yarayı açmamaktır… Ben bu tür komplo teorilerine inanmıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve beraberindekiler, Kraliçe 2. Margrethe ve kraliyet ailesinin diğer üyeleri tarafından havalimanında törenle karşılandı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve beraberindekiler, Kraliçe 2. Margrethe ve kraliyet ailesinin diğer üyeleri tarafından havalimanında törenle karşılandı. Fotoğraflar: DHA

Üç günlük resmi Danimarka gezisine giderken Hürriyet’in yayın yönetmeni Enis Berberoğlu, Milliyet’in yayın yönetmeni Fikret Bila ve Taraf’tan Semih İdiz‘e konuşan Gül’ün, Türkiye’deki siyasi gerilime ilişkin öne çıkan mesajları özetle şöyle:

‘3’üncü dünya ülkesi söylemi’

* Dış güçler iddialarını kabul etmiyorum ve doğru da bulmuyorum. Elbette dünyada Türkiye’nin müzmin muhalifleri vardır. 10 yıldır bizi övmüş, yaptığımız işleri göklere çıkarmış, takdir etmiş çevreler şimdi bizi eleştiriyorsa niçin şimdi konu ediliyor. Bu tür söylemler üçüncü dünya ülkelerine yakışacak türden söylemlerdir. Türkiye buradan kurtuldu.

‘Önce güçlü olmalıyız’

* Yarayı açık bırakırsanız elbette sinekler üşüşür. Önemli olan yarayı açmamaktır. Elbette her ülkenin, her milletin müzmin muhalifleri vardır. Dün bizi destekler nitelikte makaleler yazan, manşetler atan medya veya devletler bugün niçin desteklemesin ki, biz de içeride konuşmuyor muyuz? Önce bir memleketin güçlü olması lazım. Ekonomik, özgürlükler alanında güçlü olmak gerek.

‘Yabancılara cevap vermek zorunda değiliz’

20140319 gul3

* Dolayısıyla Türkiye’yi yıkmak isteyen birileri varmış gibi komplo teorilerine inanmıyorum. Yabancılar Türkiye ile alakalı açıklamalar yapabilirler, buna cevap vermek zorunda değiliz. Ben bu tür komplo teorilerine inanmıyorum. Biz kendimiz de eleştiriyoruz, işin kötü gittiğinin farkındayız. Çok şeyler yapmış büyük potansiyeli olan bir ülkeyiz.

‘Eski havamız kalmadı’

* Geri adımlardan ileriye gitmemiz gerek. 10 yıl önceki o parlak havamızın olmadığını herkes görüyor. Bu süreci en az hasarla atlatmamız gerekiyor.

‘Mevcut durumdan üzüntü duyuyorum’

20140319 gul

* İçinde bulunduğumuz siyasi atmosfer hiçbirimizi mutlu etmiyor. Beni de mutlu etmiyor. Bu yaşadıklarımızdan hem rahatsızlık hem de üzüntü duyuyorum. Öyle oluyor ki, birden bir eski Türkiye’nin manzaraları çıkmaya başlıyor. Cenazeler kalkmaya başlıyor, yüz binler sokaklarda. Bir o taraftan bir bu taraftan görüntüleri var. Ama çok şükür babalar-anneler buna fırsat vermiyor. 

‘Berkin’in failleri bulunmalı’

* Hepsinin Berkin, Burakcan ve polis memurunun acısını derinden hissediyoruz. Her ailenin kendi kıyametidir. Hepimiz acı duyuyoruz. Bunun tekrarlanmaması için faillerinin hemen bulunması gerekir. Hukuk devleti dediğimiz bu. Bir daha olmasın diye caydırıcılık olmalı.

‘Bu söylem Türkiye’ye yakışmıyor’

* Türkiye’nin politik geleneğini maalesef değiştirmedik. Türk siyasi geleneği iyi değil. Söylemlerle ilgili defalarca uyarılar yaptım. Siyasi söylemlerin farklı olması gerektiğini, böyle başlarsa nasıl gideceğini, sözün gücünün nasıl yaraladığını, nasıl gideceğini defalarca söyledim. Artık söylemek de istemiyorum. Bu tür işler Türkiye’ye yakışmıyor. Türk siyasi geleneğini değiştirmezsek arzu ettiğimiz seviyelere ulaşmak, buradan çıkmak zor.

‘İhale ve imar kanunlarında sorun var’

20140319 gul5

* Seçimlerin neticesi ne olursa olsun, seçim sonrası süratli bir şekilde reform günlerine dönmek gerekiyor…  Hatırlarsanız ‘Bu reformları AB için olmasa bile kendimiz için yapabiliriz’ demiştim. Eğer yaparsak hukuk ve yargı standartları daha hesap verebilir hale gelecektir. Bunlar kuralların yetersizliğinden oluyor. Yolsuzluk söylemlerinden tutun, ihale kurallarından, imar kanunlarındaki aksaklıklardan tutun, bütün kuralların etkisizliğinden dolayı oluyor.

‘Yolsuzluk iddialarıyla ilgili ne gerekiyorsa yapılmalı’

* Türkiye’de bu gerçek devlet kurumları içerisinde farklı dayanışmaların olduğunu görüyoruz. Dini inancı, ideolojisi farklı olan herkes devlette her kademeye gelebilir. Ama devlet kurumunda çalışıyorsa referansı sadece anayasa, yasalar ve hiyerarşik amirleri olacaktır, ona göre hareket etmeli. Bu tip dayanışmaların örnekleri var. Yolsuzluk iddialarıyla ilgili ne gerekiyorsa yapılmalı. Açık, şeffaf bir şekilde soruşturmalar yapılır, hukuki süreçler devam eder.

‘Paralel’ demedi

* Kanunsuzluk yapanlar, suç işleyenler farklı referanslarda devlet içerisinde hareket edenler için yasal süreçler uygulanır. Bunları hukuk çerçevesi içerisinde ele almak gerek. Suç işleyenlerle alakalı yasal süreçler tabii ki işler. Bunun dışında insanların farklı fikirleri olur elbette.

İktidarın olağan şüphelileri