Türkiye’de cinskırıma varan kadın cinayetleri konusunda verdiği mücadele ile geçen yıl Finlandiya Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü alan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği, İstanbul Valiliği’nin talebi üzerine ‘kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek’ suçlamasıyla kapatılmak isteniyor. İddia, sahiplerince somut bir delile dayandırılmadığı için kanuna aykırı nasıl bir faaliyet yürütmekle suçlandığını anlayamadığımız dernek aynı zamanda ahlaka aykırı davranmakla itham ediliyor. “Kadın haklarını savunmak kisvesi altında aile mevhumunu yok sayarak aile yapısını parçaladığı…” Burada da somut bir delile rastlayamadığımız için tahmin etmekten başka çare yok. Demek ki ahlaksızlık; ataerkinin, başına en az bir erkeği dikerek, toplum üzerinde baskı ve kontrolü sağlamak için kullandığı o pek meşhur ‘aile kurumuna’ başkaldırma cüretini göstererek kadının canına, hakkına sahip çıkmak anlamına geliyor. Eğer kastedilen ahlaksızlık, kamunun/halkın parasına, malına çökmek demek olsaydı tahmine ihtiyaç duymazdık, o konuda somut delil çok çünkü.