Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde, üzüm bağına yaprak toplamaya giderken 15 tarım işçisinin katliam gibi kazada hayatını kaybetmesinin üzerinden sadece 24 saat bile geçmeden hayat, kaldığı yerden aynen devam etti. Tarım işçileri yine, traktörlerin römörklarında, motosikletlerin sepetlerinde, kamyonet kasalarında çalışmaya götürüldü.

İşçiler ve çiftçiler açık kasa araçlardan vazgeçmelerinin mümkün olmadığını, minibüs almaya, ulaşımda kullanmaya güçlerinin yetmeyeceğini söyledi.
‘Mecburuz bu işi yapmaya’
Bağda, yaprak toplayan işçilerden Necmiye Balcı, evlerinin geçimini sağlamak için ailece çalışmak zorunda kaldıklarını söyleyip, “Kazayı duydum çok acı yaşadım. Üzüldüm ama bizim de yapacak çok fazla tercihimiz yok. Biz mecburuz bu işi yapmaya. Ben de eşim ve oğlumla gelip burada çalışıyorum. Günlük 20 – 30 kilo yaprak topluyorum. Bunu da kilosunu 1.5 TL’den satıyorum. Zor oluyor ama geçinmek için çaremiz yok” dedi.
Kazada can veren 15 yaşındaki Burak Kaya’yla aynı yaşta olan onun gibi bağlarda yaprak toplayan Mehmet Balcı da, bayramda yeni kıyafet giyebilmek için, tarlada ailesiyle çalışmaya geldiğini söyledi. Balcı, “Ben sekiz yaşından beri bağlarda yaprak toplarım. Buradan kazandığım parayla da kıyafet alırım, ya da çeşitli ihtiyaçlarım için kullanırım. Aileme böyle katkı sağlıyorum. Ben de, arkadaşlarım gibi tatil yapıp eğlenmek isterim ama çalışmak zorundayım” dedi.
‘Minübüse binmek isteriz’

Bağdaki çalışmanın bitmesinin ardından Balcı, ailesini ve arkadaşını motosikletinin sepetine bindirip evlerine gitmek üzere yola çıktı.
Tehlikeli yolculuk sırasında konuşan Niyazi Balcı, “Bu şekilde çalışmak zorundayız. Böyle kasalı araçlarda kullanmamız lazım. Çünkü hem biz kendimizin ulaşımını sağlıyoruz, hem de topladığımız ürünleri taşıyoruz. Başka türlü yapamayız. Bu araçları kullanmak bizim için zorunluluk. Kaderimiz. Minibüse binmek isteriz ama onu alacak kadar da paramız yok zaten” dedi.
Dede torun traktör kasasında

Çökelek köyü yakınlarında traktörün kasasında tarlaya çalışmaya giden işçiler de benzer konuşmaları yaptı. Hasan Civelek de traktör kasasında 15 yaşındaki torunu Elif Nur Civelek’le, tehlikeli olmasına rağmen yolculuk yaptı.
Böyle bir ulaşıma mecbur olduklarını söyleyen Hasan Civelek, “Tehlikeli olabilir ama dikkatli olmazsan tehlikeli. Yoksa dünyada insan kalmaz. Köy yerde çiftçi nasıl gidecek? Çiftçinin başka çaresi yok. Motoru kullanıyoruz. Bu zaten çiftçi için çıkmış. İşin doğrusu amelenin, açık arabayla götürülmemesi gerekiyor ama yıllardır böyle olmuş. Devlet yok ki. ‘Çiftçi ölmüş’ diyorlar. Zaten evvelden de ölmüştü çiftçi” dedi.
15 yaşındaki torunu Elif Nur Civelek ise, “Dünkü kazada da bir çocuk ölmüş. O da çalışmak zorundaymış. Ben de çalışmak zorundayım. İsteklerimi yapabilmek içini bunu yapmam lazım” dedi.
15 can gitti yol çalışması başladı
Kaza sonrasında en çok eleştirilen konulardan birisi ise, 1998 yılından beri kazanın olduğu, ağır tonajlı araçların vızır vızır çalıştığı Akhisar-Salihli yolunun bitirilememesi oldu.
Kazadan sonra, yolda çalışmalarını yeniden başladığı gözlendi. Yolda, ilk olarak orta çizgi çalışmalarının gece yapıldığı gözlendi. Ayrıca, yol genişletme çalışmalarının da bugün sabah saatlerinden itibaren başladığı açıklandı. Karayollarında çalışan ekiplerin sorumlusu ise soruları yanıtsız bıraktı.